Bugünkü konuya geçmeden önce sizinle kısa bir şey paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi 28 Şubat 1997’de Başbakan Necmeddin Erbakan hükümetine askeri darbe yapıldı.
CHP, TÜSİAD, TÜRK-İŞ, DİSK, TESK, FETÖ ve MEDYA PATRONLARININ tetikçiliğini yaptığı darbeyle seçimle iktidara gelen “yerli” ve “milli” hükümet devrildi.
Yerine atanan hükümet darbecilerin her istediğini fazlasıyla yaptı. “Bin yıl sürecek” sloganıyla hayata geçirilen zulümlerle Müslümanlara adeta nefes aldırmadılar.
Ben de o süreçte ulusal medyada gazetecilik yapıyordum. Darbecilerin, TV patronlarının eline verdiği çıkarılacak personel listesinin en başında hep benim ismim vardı.
Mesleğimi devam etmek için girdiğim iki gazetenin de kapısına kilit vurulunca pes edip doğduğum şehrin yolunu tuttum. Benim gibi milyonlarca Müslüman okulundan ve işinden edildi.
Darbenin üç mağduru vardı. Müslüman halk, Başbakan Erbakan ve Belediye Başkanı Erdoğan. Bugün 28 Şubat’ın failleriyle iş birliği yapan siyasi partiler ve liderleri bu mağduriyetin vebaline ortaktır.
Erdoğan’ı devirip, 28 Şubat darbesinin siyasi ayağı CHP’yi iktidara getirmek için ittifaklara giren parti ve liderleri masum görülemez…
BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN EVLADIR
“Yerli” ve “milli” devlet yöneticilerimiz ve siyasetçilerimiz, vatansever aydınlarımız yıllardır bir konuya dikkat çekiyor.
“Türkiye zor bir coğrafyanın tam merkezinde. Etrafında işgaller, savaşlar, terör saldırıları eksik olmuyor. Devletimizin ebedi olarak yaşaması için güçlü olması gerekiyor.”
Cumhur İttifakının son seçimde seçmenin dikkatini çektiği ana konu da buydu. Türkiye’nin beka sorunu yaşamaması için bize oy verin diyerek milletin kapısı çalındı.
Milletimizin %52’si soğan, patates fiyatlarına takılmadan Cumhur İttifakına destek verdi. O günden beri Türkiye ve dünya çok büyük kriz ve savaşlar yaşadı.
Güçlü lider Erdoğan’ın yönetiminde, güçlü Türkiye bu kriz ve savaşlardan en az etkilenen ülkelerden biri oldu…
Devleti “güçlü bir liderin” yönetmesi, ülkemizin “güçlü” olmasının ne kadar hayati olduğunu bu süreçte yaşayarak gördük!
RUSYA, UKRAYNA SAVAŞINDAN ÇIKARACAĞIMIZ DERSLER
Bildiğiniz gibi Rusya, hiçbir hukuki dayanağı olmadan Ukrayna’ya saldırdı. İnsanlar ölüyor, yüzbinlerce yaşlı, kadın ve çocuk başka ülkelere kaçıyor.
Devlet olarak, devleti yönetenler, siyasetçiler ve millet olarak bu savaştan çıkaracağımız çok önemli dersler var…
-ABD ve Batı ülkelerine güvenmeyeceksiniz!
-ABD ve Batılı ülkelerin çıkarları için kimseyle hasım olmayacaksınız!
-Ülke içinde birlik ve beraberlik olacak. Türkiye’de ABD ve Batı’nın çıkar ve menfaatlerini Türkiye’nin çıkar ve menfaatlerinden önde tutan bir muhalefetle karşı karşıyayız!
-Devleti yöneten güçlü bir lider olacak!
-Güçlü bir “yerli” ve “milli” savunma sanayiniz olacak!
-Güçlü bir ekonominiz olacak!
-Medya organları “yerli” ve “milli” olacak.
Yoksa “beka sorunu” yaşamaya devam ederiz!..