Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultay süreci ve buna ilişkin yargı tartışmaları devam ederken, Özgür Özel'in Amerikan dergisi Newsweek'e verdiği demeç dikkat çekici bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Özel açıklamasında, bir mahkemenin "mutlak butlan" doktrinine başvurarak CHP'nin kurultayını yok saymaya çalıştığını, kendisini genel başkanlıktan uzaklaştırmak istediğini ve kurultayı kaybetmiş eski yönetimi yeniden göreve getirmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Öncelikle şu gerçeği tespit etmek gerekir: CHP'nin kurultayı da, CHP'nin iç çekişmeleri de, CHP'liler arasındaki iktidar mücadelesi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin meselesidir. Bu meselelerin çözüm adresi Amerikan dergileri değil, Türk milleti ve Türk yargısıdır.

Ancak Özgür Özel farklı bir yol tercih etmiştir. CHP içerisindeki siyasi mücadeleyi ve devam eden hukuki süreci alıp Amerikan kamuoyunun önüne koymuştur. Böylece Türkiye'deki bir siyasi tartışmayı uluslararası bir propaganda malzemesine dönüştürmüştür.

Bu tavır, doğrudan doğruya parti içindeki rakiplere karşı uluslararası destek arayışıdır. CHP'nin iç meselesi Amerikan kamuoyuna taşınmış, Türkiye'deki siyasi ve hukuki tartışmalar yabancı bir derginin sayfalarına servis edilmiştir. Bu yaklaşım, Türkiye'yi ve Türk yargısını yabancı kamuoyuna şikâyet etmek anlamına gelir. Daha da önemlisi, Atatürk'ün temel ilkelerinden biri olan milli egemenlik anlayışına sırt çevirmek ve çözümü Türk milletinde değil, yabancı güçlerin etkisinde aramak demektir.

Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in temel felsefesi açıktır: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Bu söz sadece devlet yönetimini değil, siyasi meselelerin çözüm anlayışını da tarif eder. Bir siyasi hareket meşruiyetini yabancı başkentlerden değil, kendi milletinden alır.

Bugün CHP içinde yaşanan tartışmaların haklısını da haksızını da Türk mahkemeleri değerlendirecektir. Mahkemeler delillere bakar, dosyalara bakar ve karar verir. Beğenilsin ya da beğenilmesin, hukuk devletinin yolu budur.

Bu nedenle asıl tartışılması gereken konu, CHP'deki çekişmenin kendisinden çok, bu çekişmenin neden yabancı yayın organlarına taşındığıdır. Türkiye'nin iç siyasi meselelerinin çözüm adresi Washington değildir. Londra değildir. Brüksel değildir.

Çözüm adresi Ankara'dır.

Çözüm adresi Türk milletidir.

Çözüm adresi Türk hukukudur.

Ve Atatürk'ün mirasına sahip çıkmanın yolu da tam olarak budur.