Uyuşturucu operasyonlarında neredeyse her gün yeni gözaltılar yaşanıyor. Son olarak gerçekleştirilen operasyonda aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin de bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı. Bana göre bu operasyonlar sonuna kadar desteklenmeli, hatta uyuşturucunun kökünü kazımak için çok daha kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır.

Sadece kullananlar değil, temin edenler, kullanımına aracılık edenler, gençleri bu bataklığa sürükleyenler ve bu zehri ülkemize sokanlar da en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Çünkü uyuşturucu artık yalnızca belli çevrelerin değil, toplumun tamamının sorunu haline gelmiştir.
Benim şahsi kanaatim şudur; ünlü ya da ünsüz ayrımı yapılmadan, hangi vatandaş uyuşturucu kullanıyorsa bunun ciddi yaptırımları olmalıdır. Kanunlar daha caydırıcı hale getirilmelidir. Çünkü bugün geldiğimiz noktada uyuşturucu kullanımının her geçen gün arttığı yönünde çok ciddi bir toplumsal endişe bulunmaktadır.
Gözaltına alınan kişiler hakkında saç, kan ve idrar testleri yapılıyor. Ardından haklarında başka bir suçlama bulunmuyorsa serbest bırakılabiliyorlar. Sonrasında ise sosyal medya hesaplarından açıklamalar yapıyor, televizyonlara çıkıyor ve hayatlarına hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar.

İşte tam da burada toplumun vicdanını rahatsız eden nokta ortaya çıkıyor.
Çocuklarımız, gençlerimiz bütün bu süreci canlı canlı izliyor. Sosyal medyada görüyor, haberlerde okuyor. Hakkında uyuşturucu soruşturması yürütülen kişiler kısa süre sonra yeniden ekranlarda, sahnelerde veya sosyal medyada boy göstermeye devam ediyor. Bu durumun gençler üzerinde oluşturduğu algı mutlaka dikkate alınmalıdır.
Çünkü gençlerin aklına şu düşünce gelebiliyor:
"Yakalanırsam bile bana bir şey olmaz."
İşte asıl tehlike de burada başlıyor.
Özellikle kamuoyunda tanınan kişilerin adlarının bu tür olaylarda geçmesi, meselenin etkisini kat kat artırıyor. Çünkü milyonlarca takipçisi olan isimlerin attığı her adım gençler tarafından izleniyor.
Buradan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'e seslenmek istiyorum.
Uyuşturucuyla mücadelede daha sert, daha caydırıcı ve daha kararlı adımlar atılmalıdır. Gençlerimizi ve çocuklarımızı koruyacak yeni düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Aileler artık çocuklarını bu illetten uzak tutabilmek için büyük mücadele veriyor. Uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğüne ilişkin endişeler toplumun her kesiminde konuşuluyor.
Bu nedenle uyuşturucuya karşı verilen mücadele yalnızca operasyonlarla sınırlı kalmamalıdır. Eğitimden sosyal medyaya, denetimden rehabilitasyona kadar her alanda daha güçlü bir mücadele yürütülmelidir.
Son operasyonda gözaltına alınan isimler arasında Akın Altan, Asude Mercan, Ateş İnce, Aybüke Albere, Ayşe Nur Balcı, Buğra Balkaya, Burak Çelik, Büşra Tatar (Canbaz), Cenk Çöteli, Feyza Cihan, Gökhan Şafak, Hazal Eylem İpek Şafak, Hilal Zeynep Hedbe, İlyas Yalçıntaş, İrem Haznedar, Kübra Altay, Mehmet Fatih Aksoy, Melis Selçukoğlu, Oğuz Alp Güler, Orhan Yıldız, Öner Faruk Işık, Sıla Gençoğlu, Şefik Ömer Dolman, Ümit Büyükhanlı ve Volkan Büyükhanlı'nın bulunduğu açıklandı.
Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında şarkıcı İlyas Yalçıntaş'ın da bulunduğu 4 kişi tutuklanırken, 12 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Uyuşturucu yalnızca kullananı değil, ailesini, çevresini ve geleceğini de yok eden bir zehirdir. Bu nedenle toplumun beklentisi nettir: Daha fazla denetim, daha fazla mücadele ve daha güçlü caydırıcılık.
Çünkü kaybedilen her genç, kaybedilen bir gelecektir.