Küçük bir oğlan, komşunun kümesinden bir yumurta çalar. Eve getirince annesi, “Aferin benim oğluma” der ve sırtını sıvazlar...

Ana oğul yumurtayı pişirip yerler.

Çocuk birkaç gün sonra tavuk çalar.

Anne yine “yapma” demez. Uyarmaz. “Akıllı oğlum” der ve oğlanı iltifatlara boğar.

Çocuk iyice azıtıp bu defa koyun çalar.

Anne yine “uyarmaz”, oğlunu durdurmaz. Tek sual sormaz…

Gel zaman git zaman oğlan önce eşkıya, sonra da katil olur.

Ve nihayet kanundan daha fazla kaçamaz ve yakalanır.

İdama mahkûm olur.

İdam sehpasına çıkarırlar. Cellat, “son arzun nedir?” diye sorar.

Delikanlı annesini ister.

Annesi ağlaya sızlaya oğlunun yanına gelir.

Delikanlı annesine “dilini öpeceğim” diyerek, dilini çıkarmasını ister. Anne dilini çıkarır.

Ve olan olur…

Delikanlı annesinin dilini dişleriyle kaptığı gibi ta kökünden koparır.

İdamı izleyen kalabalık şok olur tabii…

Çocuk kalabalığa, “Eğer bugün idam sehpasındaysam, ben çocukken yumurta çaldığımda bana nasihat etmeyen bu annem yüzündendir. İşte ben ölürken o da vaktiyle kullanmadığı dilinin acısını çeksin” der.

Şimdi başta söyleyeyim, teşbihte hata olmasın… Fatma BSK 45 yaşında ama sizce iddiaya göre bu haksız kazancının acısını kimin dili çeksin?

Evet…

Zenginin malı, fukaranın çenesini yorarmış…

Günlerdir vatandaşın çimdik çimdik biriktirip fona yatırdığı paraları fondiplediği iddia edilen Fatma BSK konuşuluyor.

Yuvarlayarak söyleyeyim…

Fatma BSK 163 milyon yatırmış, 2 milyar kazanmış!

FBSK diyordum da geçen “Fener Bahçe Spor Kulübü” gibi oluyor dedi Zeki birileri… O yüzden artık Fatma BSK diyeceğim.

Ekseri orta halli vatandaş boğazından kesip fona yatırdığı paraları kaybederken, Fatma BSK kazanmış! Ve diğer tüyo aldığı iddia edilenler.

Fatma BSK, milletvekili, bakan, kocası doktor…

Yani demem o ki bakan maaşı belli, doktor maaşı belli…

Hiç yemese, içmese, aidat ödemese, çocuğuna okul harçlığı vermese dahi bu parayı biriktirmesi imkânsız değil mi?

O halde bu kamyonla para nereden geldi?

Mal beyannamesi diye bir şey yok mu kardeşim?

Bu mal ne zaman edinildi?

Fatma BSK’nın bakan olduğu 2018’den önce mi sonra mı?

Bu paranın vergisi verildi mi?

O değil de annesi avukat, babası avukat!

Kızlarını haram-helal, hak-hukuk sınırları içerisinde kalmaya teşvik ettiler mi etmediler mi?

Üstelik Fatma BSK’nın anne-babası hukukçu! Yani yasal olanı-olmayanı, haramı-helali iki hukuk düzenine de hâkim insanlar olarak biliyordu.

Kızlarını, oğullarını, damatlarını hiç uyardılar mı?

Dünyalarını kurtarırken ahiretlerini mahvetmelerini umursadılar mı?

Hiç sanmıyorum…

Niye sanmıyorum? Söyleyeyim!

Fatma BSK’nın annesi Hatice Sayan’ın üzerine Tekirdağ’da 250-300 milyonluk arsa varmış!

Yine anne Hatice Sayan’ın üzerine Alkent 2000 villa sitesinde 150-300 milyon TL arası değerde bir villa!

Evet yine anne Hatice Sayan üzerine ve yine Tekirdağ’da 80 ila 100 milyon değerinde iki arsa daha! (Burada acaba bu arsalar neden hep Tekirdağ’da? Bir tüyo almış olabilirler mi diye düşünmeden edemiyorum.)

Ayrıca bu arsalar ve mülkler ne zaman alınmış? FBSK’nın AK Parti’ye girmesinden önce mi sonra mı?

Fatma BSK’nın diploma koleksiyoneri ağabeyi Ömer Fatih Sayan üzerine de Kadıköy Four Winds Park Residence’da bir dairesi, Pendik Omega Yeşiltepe villalarında bir villası yani 130 milyonluk gayrimenkulleri varmış!

Devam edelim…

Fatma BSK’nın küçük kardeşi Nazmiye Sümeyye Sayan’ın, Büyükçekmece Türkoba’da havuzlu dubleks villası, Alibeyköy’de ise bir dairesi Fatma BSK’nın bakanlığı sonrası satın alınmış!

Yine Fatma BSK’nın annesi Hatice Sayan’ın az önce saydıklarımın dışında İstanbul’da 4 dairesi, bir de 2022’de kurduğu “HAYAT VAR” Gayrimenkul Yatırım İnşaat AŞ adlı bir şirketi varmış!

Acaba bu şirket, haksız kazançlarını aklamak için kurulmuş olabilir mi diye sormadan edemiyorum.

Hem adı da güzelmiş: “HAYAT VAR!”

Geçenlerde intihar eden polis geliyor aklıma… Evet, “Hayat” Sayan ailesi için var!

Burada çok ciddi bir sorun daha var! Fatma BSK tıp fakültesini nasıl kazandı bilmiyorum. Nasıl okudu? Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 2015 yılında mezun olduğu görülüyor!

Peki aktif siyaset yaparken nasıl tıp fakültesi okuyabildi? Tıp okumak tam zamanlı bir öğrencilik gerektirirken fakültenin 4. ve 5. yılı stajlarına nasıl devam edebildi? Fakültenin 6. yılında nasıl intörnlük yapabildi?

Bu konunun da araştırılması gerekmez mi?