Böyle bir rezillik gerçekten görülmedi.

İstanbul'un gözbebeği Kapalıçarşı'da yarım ekmek arası dönerin 3 bin TL'ye satılması, sadece bir fiyat skandalı değil, aynı zamanda Türkiye'nin turizm imajına vurulan büyük bir darbedir. Hem yerli hem de yabancı turistler adeta soyulmaya çalışılmıştır.
Neredeyse gün yok ki bu tür fırsatçıları gündeme getirmeyelim, gün yok ki vatandaşın cebine göz diken bir başka işletmenin haberiyle karşılaşmayalım. Kapalıçarşı'daki bu olay da maalesef onlardan biri.
Bazıları buna "serbest piyasa" diyebilir. Hayır, kusura bakmayın ama bunun adı serbest piyasa değildir. Bunun adı fırsatçılıktır. Bunun adı açgözlülüktür. Bunun adı insanları kazıklamaya çalışmaktır.
Bugün Türkiye'nin herhangi bir kasabına gidin. En kaliteli eti almaya kalksanız kilosu ortalama 1.200 TL civarında. Ekmek arasına koyulan et miktarı ise yaklaşık 100 gram. Şimdi soruyorum; 100 gram etin neresi 3 bin TL ediyor? Hangi maliyet hesabı bunu açıklayabilir? Hangi vicdan bu fiyatı savunabilir? El insaf!
İşin daha da vahim tarafı, bu tür uygulamalar yalnızca vatandaşın bütçesine zarar vermiyor. Ülkemizin yıllarca emek verilerek oluşturulmuş turizm itibarını da zedeliyor. Türkiye'ye gelen turist tarihi görmek, kültürü tanımak, güzel vakit geçirmek ister. Kazıklanmak için değil.
Bu fırsatçı anlayış böyle devam ederse yarın turist bulamadıklarında kimse şikâyet etmesin. Bugün kısa vadeli kazanç uğruna müşterisini yolunacak kaz gibi görenler, yarın dükkânlarının önünden geçen insan bulamadıklarında dönüp kendilerine baksınlar. Turizm sektörü fırsatçılıkla değil, güvenle ayakta kalır.
Gıda üzerinden yapılan bu fırsatçılık bir türlü bitmek bilmiyor. Vatandaş artık dışarıda yemek yemeye korkar hale geldi. Bir restorana ailenizle oturmak neredeyse lüks oldu. Üç kişilik bir aile sıradan bir restorana girdiğinde önüne gelen hesap çoğu zaman 10 bin ila 15 bin TL arasında değişiyor. Asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca insan için bu rakamlar artık ulaşılabilir olmaktan çıkmış durumda.
Elbette Ticaret Bakanlığı'nın ve ilgili kurumların yaptığı denetimleri önemsiyorum. Yetkililerimizin ellerinden gelen gayreti gösterdiğine inanıyorum. Ancak görünen o ki denetimlerin çok daha sık yapılması gerekiyor. Her gün sahada olunmalı, işletmeler düzenli olarak kontrol edilmeli, fahiş fiyat uygulayanlara caydırıcı cezalar verilmelidir. Çünkü birkaç ceza ile geçiştirilen her fırsatçılık vakası, başkalarına da cesaret vermektedir.
Kapalıçarşı yüzyıllardır dürüst ticaretin simgesi olmuştur. Birkaç açgözlü işletmenin bu mirası kirletmesine izin verilmemelidir.
Yarım ekmek arası döner 3 bin TL...
Bu fiyatı gören vatandaşın aklına lezzet değil, fırsatçılık geliyor.
Ve ne yazık ki bugün Türkiye'nin mücadele etmesi gereken en büyük sorunlardan biri de tam olarak budur.