FKÖ lideri Mahmud Abbas, geçen hafta sessiz sedasız Güney Kıbrıs’a gitti. Filistin Devlet Başkanı ifadesini bilerek kullanmadım. Filistin bir devlet ama Abbas, Filistin halkının seçtiği bir Devlet Başkanı değil. ABD, İsrail ve İngiltere’nin bu ünvanı verdiği bir kukla.
Buna rağmen Filistin davasının dünyadaki en büyük destekçisi olan Türkiye tarafından uluslararası platformlara çağrılan, hakları savunulan, Türkiye’de el üstünde tutulan Abbas, Kıbrıs’ın güneyini işgal altında tutan Rum Yönetimi’ne ziyarete gitti.
Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde bazı kırmızı çizgileri var. Bunlardan bir tanesi Kıbrıs davası, biri de Filistin davasıdır.
Kabul edelim ya da etmeyelim Filistin’i temsil eden Abbas, Türkiye’nin kırımızı çizgisine basarak, Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgalci olduğunu iddia eden Rum Kesimi’ne gidiyor. Hem de Rum Yönetimi’nin Ada’nın güneyini soykırımcı İsrail’in askerî üssüne çevirdiği bir dönemde bu ziyareti yapıyor.
Türkiye, her uluslararası toplantıda, her uluslararası görüşmede muhataplarına Filistin’i devlet olarak tanımaları çağrısı yapıyorken; Filistin’i temsil eden Abbas, Türkiye düşmanı Rum kesiminin ayağına gidiyor.
Bir tarafta Filistin davası için, Filistin’in devlet olarak tanınması için ABD’yi, İngiltere’yi, AB ülkelerini ve İsrail’i karşısına almış bir Türkiye var; diğer tarafta Filistin’i devlet olarak tanımayan bir Yunanistan ile Kıbrıs Rum Yönetimi var.
Ve böyle bir tablo ortadayken Abbas, Rum Yönetimi’nin ayağına gidiyor. Uluslararası arenada sıfır etkiye sahip Yunanistan ve Rum Yönetimi’ne şirinlik yapmanın sebebi ne olabilir ki?
İsrail, bir yıl önce 733 gün boyunca Gazze’de soykırım yapıp ardından Güney Kıbrıs’ı Türkiye’ye karşı askerî bir üsse çevirmişken Abbas bu ziyaretiyle kime ne mesaj vermek istiyor?
Bu mesajın Türkiye’yi korkutması mümkün değil, olsa olsa Abbas’ın patronlarına bağlılık göstergesi olabilir. Ama bu fotoğrafın bir bedeli olmalı. Hem Filistin davasının sahibi Türkiye hem de soykırıma uğramış Filistin halkı Abbas’a gereken faturayı kesmelidir.
Türkiye ve KKTC’nin Filistin davasına, Filistin halkına ve devletine olan desteği ortadayken; İsrail’in Filistin topraklarını işgaline onay veren, Gazze soykırımına destek veren Rum Yönetimi’nin ayağına gitmek sadece Abbas’ın tarafını belli etmesi olarak okunamaz.
İsrail, her gün Türkiye ve Cumhurbaşkanımızı hedef alan açıklamalar yapıyor. İsrail’in bölgedeki en önemli destekçisi Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret etmenin anlamını en çok Abbas’ın biliyor olması lazım.
Abbas, bu ziyaretle Kıbrıs’ın güneyini işgal altında tutan Rum Yönetimi’nin mevcut durumunu onayladığı gibi İsrail’in Ada’nın güneyinde Türkiye’ye karşı yaptığı silah yığınağını da onaylamış oluyor.
Abbas’ın Rum Yönetimi ziyareti Türkiye ve Filistin davasına ihanettir. Yıllardır Filistin halkına ve Filistin davasına ihanet eden Abbas’ın Türkiye’ye ihanet etmesi beni şaşırtmadı.
Filistin halkına ve davasına ihanetinin bir bedeli olmadı ama Türkiye’ye, Türkiye’nin Filistin ve Kıbrıs davasına ihanetinin bir bedeli olmalıdır.
Filistin davası için dünyayı karşısına almış, bedel ödeyen Türkiye’ye ihanet etmek bu kadar kolay olamaz, olmamalı!..