Avrupa; kıtasında bir karmaşadan kaçmaya çalıştıkça belanın içine giriyor. Rusya’nın Ukrayna ile savaşını iki tarafı da karşı karşıya getirerek başlatan ardından Ukrayna’ya destek olarak bölgenin karışmasını sağlayan, böylece zamana oynayan Avrupa görünen o ki Ukrayna’nın başaramama ihtimaline karşı alternatif çözümler arıyor. Ukrayna’nın savaşı kaybetmesi Rusya’nın tekrar Avrupa kapılarına dayanması demektir. Bu koridorun en önemli ülkesi Polonya. Eğer Ukrayna düşerse ikinci savunma hattı Polonya’da kurulur. Uzun yıllardır savaşan Rusya’nın ciddi askeri kayıpları nedeniyle artık savaşı savaş ahlakı ile sürdüremeyeceği, daha sert ve yok edici saldırılar yapabileceğini gören Avrupa uzun yıllardır kaçındığı bir savaş sorunu ile bu nedenle karşı karşıya. Ukrayna’nın kaybedilmesi Rusya’nın Polonya üzerindeki taleplerini gündeme getirecek gibi görünüyor. Polonya’nın bir iç savaş yaşaması tehlikesinin sonu bölünme ve Almanya ile Rusya’nın tekrar bir sınır karşılaşmasına uğramasıns evrilebilir. Böyle bir senaryoyu kendi lehine çevirebilecek bir Avrupa yok.
Avrupa uzun yılların sonunda yaşlı bir nüfus haline geldi. Almanya ve Fransa’da bu çok belirgin. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması ekonomik olarak üretim dengelerini bozdu. Aslında bu ayrılık İngiltere’nin de işine yaramadı ama konumuz şu anda bu değil. Geride kalan birkaç güçlü ülke dışında Avrupa Birliği aslında ekonomik olarak zayıf ülkelerden oluşuyor. Çekya Slovakya, dağılan Yugoslavya, Bulgaristan ve Romanya gibi zayıf ülkeler Birliğin dünya üzerinde hâkim olması bir yana kendi kendine idare edilebilmesini bile çok zorlaştırdı. Gümrük birliği, sınırların kaldırılması, serbest dolaşım zayıf ülkeler için avantaj sağlarken Almanya ve Fransa’ya zararı oldu. Avrupa ürünlerinin satılması Çin’in çok ucuz üretimi nedeniyle imkânsız hale geldi. Hem yaşlı nüfus nedeniyle üretemeyen Avrupa hem de birçok sanayi grubunda pazarını kaybetti. Sömürgelerden getirilen ucuz iş gücü Avrupa’nın yaşam biçimine çabuk ayak uydurdu. Sonuç olarak Avrupa ayakta kalabilmek için yoğun bakım ünitesine düşmek üzeredir.
Rusya için Ukrayna ve oradaki kaynaklar ne kadar önemli ise Avrupa için özellikle Polonya o kadar önemlidir. Polonya’nın Almanya ve Avrupa Birliği içerisinde kalması, silahlı kuvvetlerinin güçlendirilmesi, Ukrayna’nın düşmesi durumunda Avrupa’ya zaman kazandırır. Aslında NATO da dâhil tüm Avrupa ve Amerika fikir üreticileri doğu batı arasındaki sınırı Hazar Denizi’nin doğusuna kaydırmak için uğraşıyor olsalar da bu projenin başarılamadığını görüyoruz. Hazar hidrokarbonunun Irak, Suriye ve Kıbrıs üzerinden Avrupa’ya taşınması projesi, İran’ın entrikaları, Azerbaycan’ın İran’ın hamlelerini görüp önlem alması, Türkiye’nin coğrafya’daki önleyici faaliyetleri nedeniyle kısa sürede gerçekleştirilmesi olası görünmüyor. Yani Avrupa kaçtıkça savaşı kucağında buluyor. İşte Almanya bu nedenle her şeyi göze alarak Polonya’ya müdahale etmeye çalışıyor.
Bu nedenle Polonya’da olanlar Avrupa yanlısı başbakanın darbe girişimi, cumhurbaşkanının bununla mücadele etmesi gibi birkaç cümle ile anlatılabilecek kadar basit değil. Avrupa sınırlarının güvenliği açısından oldukça endişeli, Rusya’nın Ukrayna’da bir çılgınlık yapabileceği konusunda korkulu. Rusya şu anda yeni bir cephe açamayacağını biliyor. Ancak Polonya’da bir iç karmaşadan kârlı çıkabileceğini ve Ukrayna’yı çevirebileceğini düşünüyor. Dünyada birçok ülke savaşın yaratacağı ciddi tablolar için hazır değil, en hazır olmayanları ise Avrupa ülkeleri. Konvansiyonel savaş biçimindeki değişim, iletişim ve dijital dünya gerçeği artık savaşı eldeki son silahı ilk kullanacak bir stratejik ortama sürüklüyor. Avrupa’nın göbeğinde bir hesaplaşma Avrupa’nın yok olmasına, dünya aksının doğuya kaymasına neden olabilir.
Sık sık ortaya koyduğumuz “Orta Dünya” tanımı işte bu nedenle önemli. “Orta Dünya”da konsolidasyon, iki köşeli dünyaya nefes aldırabilir. Rusya durur, Avrupa güvenliğini sürdürebilir, Çin’in ısınarak büyümesi kazanılan bu zaman ile yavaşlatılabilir ve çılgınlıklar rafa kaldırılabilir. Bu nedenle Avrupa’nın bu eski usul entrikalardan vazgeçip Anadolu, Arap coğrafyası ile ilişkilerini karşılıklı yarar çerçevesinde yeniden ele alması zorunludur. Bu noktadan sonra Polonya’da ne olursa olsun zararı Avrupa görecektir. Polonya üzerinde oynanan oyunlara bu göze bakmak gerek.