Bazı firmaların kendi bölgelerinde olan bu yerel kaynakları iyi değerlendirebilmek için çalıştıklarını görüyor ve desteklenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Yöresel bu ürünleri bir marka haline getirmeye çalışanlardan biri belki de Türkiye’nin en iyi ayranını Balıkesir’de yapan Özerhisar firmasıdır. Bir diğeri de ülkemizde nadir olarak bulunan doğal kaynak tuzunu Kırıkkale’de çıkarıp işleyen ‘Mayi Tuz’dur. Bir 3. firma olarak da Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde 2 bin 700 rakımda elde ettiği kaliteli balı dünyaya satmaya çalışan Nehri Şemdinli markasıdır. Bu markalardan bir 4.’sü ise doğal ve sağlıklı bir şekilde Adana ilimizin yerel lezzeti olan şalgamı üreten Muharremoğlu firmasıdır.

MUHARREMOĞLU ŞALGAM

Mahmut Gümüş, 2012 yılında Muharremoğlu adıyla Adana’da küçük bir işletme açıyor. O dönem birçok içecek markasının bayiliğini de alan Gümüş, ticari faaliyetini, 2018 yılında Muharremoğlu Gıda Şirketi olarak Adana Seyhan ilçesinde bir içecek üretim fabrikası kurarak devam ettiriyor.

Adana’nın en meşhur ve tescilli lezzetlerinden biri de şalgamdır. Özellikle gittiğim restoranlarda, asitli, şekerli ve katkı maddeli içeceklere karşı hep şalgamı tercih etmişimdir. Dolayısıyla kendi kıt imkânlarıyla böyle sağlıklı bir içecek olan şalgamı yerel olarak üreten firmaların desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Muharremoğlu markası da böyle bir marka. Mahmut Bey, “Doğru insan, doğru zaman ve doğru yerde olmak” ticari bakış açısı ile karşısına çıkan fırsatları cesaretiyle birleştirerek, bölge genelinde dağıtım ağını kurmayı başarıyor.

Daha sonra, mevcut devam eden tüm bayiliklerini de sonlandıran Gümüş, yoğun bir şekilde katkı ve koruyucu içermeyen doğal şalgam üretimine yöneliyor ve ayrıca kurduğu fabrikada limonata, nar ekşili sos ve Türk kahvesi üretmeye başlıyor. Amacının Türkiye geneline hizmet vermek olduğunu söyleyen Mahmut Bey, “Üretimin her aşamasına titizlikle dikkat ederek hazırladığımız, kalitesine ve tadına çok güvendiğimiz ürünlerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırmak istiyoruz” diye de ekliyor.

NEHR-İ ŞEMDİNLİ BAL

Sait Erçin Bey’in kurduğu Altınova Naturel şirketi bünyesinde Hakkâri Şemdinli bölgesinde üretilen doğal ‘Nehr-i Şemdinli’ balı, Hakkâri’nin ilk ve tek organik sertifikalı balıdır. Nehr-i Şemdinli Organik Arı Çiftliği, Hakkâri merkeze 40 km uzakta 2 bin 700 metre rakımdaki Kaymaklı köyü yaylasında bulunuyor.

HAKKÂRİ BALI NEDEN DEĞERLİ

Bu şahane balların üretildiği bu yaylanın bitki örtüsü kendine has, koku ve farklı bir aroma özelliğine sahiptir. Ayrıca bölgenin florasında tespit edilen 23 endemik bitki türü bulunuyor. Bu bitkilerden bir kısmı geven, sarıdiken, kekik, ballıbaba, yavşan, sarıpapatya, nane, adaçayıdır. Şemdinli bölgesi 700-3500 metre arasında değişen rakımı ile yüzlerce nektar ve polen kaynağı bitkiye ev sahipliği yapmaktadır. Birçoğu endemik özellikteki bu bitkilerden üretilen Şemdinli balı eşsiz bir şifa ve lezzet kaynağıdır.

Hakkâri bölgesinde üretilen bu bal, Osmanlı tarihine ışık tutan kaynaklara göre saray sofralarının da vazgeçilmez yiyecekleri arasında olduğu rivayet ediliyor. Hatta hükümdarların kahvaltı sofralarını süsleyen önemli bir gıda olmasının yanında Osmanlı sarayından komşu hanedanlara şifa ve lezzet kaynağı olarak hediye edilen yegâne bir bal olduğu da söyleniyor. Firma, Hakkâri ve ilçelerinde bulunan yüzlerce arıcının ürettiği balı AB standartlarında Türkiye ve Dünya Pazarına sunmayı hedefliyor.

ÖZERHİSAR AYRANI

Özerhisar, Balıkesir’de bulunan Özer ailesinin “Doğadan Gelen Lezzet” sloganıyla, geleneksel olarak tamamen doğal koşullarda ürettiği bir yoğurt ve ayran firmasıdır.

SUSURLUK AYRANIN HİKÂYESİ

Özer ailesinin, 1950’de Balıkesir Susurluk ilçesinin Yıldız köyünde beyaz peynir mandıracılığıyla başlayan hikâyesi, 1974’de Balıkesir Çayırhisar köyünde 550 metrekarelik kapalı alan ayran üretim tesisiyle devam etmiş ve 1996’da ise 3. kuşak Mehmet Özer, Neziha Özer, Necla Kandemir ve Mehmet Ali Özer tarafından da şirket ve marka haline dönüştürülmüştür. Sektörün en eski firmalarından biri olan Özerhisar markası, gıda sektöründe uzun yıllardır edindiği deneyim ve bilgi birikimi sayesinde özellikle Balıkesir bölgesinde ürettiği ayranıyla çok tercih edilmektedir. Bilinçli tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile Türkiye’yi doyuran Balıkesir’in en kaliteli ve doğal sütlerine ilaveten, 70 yıllık tecrübe ve kurucularında saklı geleneksel tarifle ortaya çıkan doğal lezzet, 3 nesildir hala kalitesinden ödün vermeden devam ediyor.

ÖZERHİSAR AYRANININ FARKI

Özerhisar ayranının en önemli özelliği sütten değil, yoğurttan kara maya usulü ile üretilmesinde saklı. Doğal laktik asit bakterilerinin süt fermantasyonu şeklinde elde edilen ürünlerde herhangi bir katkı maddesi, koruyucu, süt tozu, starter, kültür vs. kullanılmıyor. Süt kooperatiflerinden ve seçkin çiftliklerden +4C ‘de temin edilen sütler, laboratuvarlarda özel testlerden geçirilip, ısıl işleme tabi tutuluyor. Gizli formül karamaya usulü ile mayalanan yoğurt ayran olana kadar 4 gün bekletiliyor. Sonra yoğurtlar geleneksel Özerhisar ayranına dönüştürülüyor ve dolum hattına veriliyor. Paketlenen ürünler de +4C’de muhafaza için buzhane bölümüne aktarılıp bir müddet de burada dinlendirildikten sonra tüm Türkiye’ye sevkediliyor.

MAYİ TUZ

Sibel Gözüyukarı Hanımefendi’nin kurucu ortağı olduğu Mayi Tuz, İç Anadolu Bölgesi Kırıkkale Delice ilçesinde Çorum Sungurlu sınırında yer altında kaynayan bir doğal kaynak tuzudur. Yani Mayi Tuz bu kıymetli cevherin bir marka halidir.

TUZ ZARARLI MIDIR?

Tuzun fazlasının zararlı olduğu uzmanlar tarafından net bir şekilde ifade ediliyor. Ancak yeterli miktarda vücudun mutlaka tuza ihtiyacı var ve bunun da en sağlıklısı olması gerekiyor. Yeryüzünün en kaliteli tuzları kaynak tuzlarından elde ediliyor. İşte bu noktadan hareket eden Mayi Tuz, işin kaynağına iniyor ve yer altında kaynayan doğal kaynak tuzuna ulaşıyor. Mayi Tuz’un elde edildiği yer, Türkiye’nin en büyük doğal kaynak suyu tuzlasıdır.

Termal olarak fay kırığından çıkan ve tuz kayalarından tuzluluğunu alan bu su 1,3 km’de yeryüzüne çıkıyor. 300 metrede ise Anadolu’nun en zengin topraklarından tuz minerallerini de alarak tuzluluk oranı %28,4’e yükseliyor ve mineral bakımından zengin bir doğal kaynak tuzlu su haline geliyor. Doğal şartlardan dolayı üretim sınırlı olduğundan yıllık kapasite ancak 20 bin ton tuzdur.

NEDEN MAYİ TUZ?

Mayi Tuz, doğal kaynak sularından elde edilen tuzlar sınıfında olduğundan rafine işlemine gerek kalmaksızın kristalize oluyor. Doğal kaynak tuzlu su, önce hijyenik havuzlara alınıyor. Suyun içinde bulunan tuz, güneşte kendiliğinden kristalleştiğinden doğallığını ve saflığını korumak için herhangi bir yıkama veya beyazlatma yapılmıyor. Yapısı gereği ince de olan bu tuzda topaklanmayı önlemek için herhangi bir katkı maddesi de kullanılmıyor. Üretim yeri deniz seviyesinden 600 m yüksek ve sanayi kuruluşlarından da uzak olduğundan tuzda mikroplastik ve ağır metal içeriği etkisi de bulunmuyor. Yani 200 milyon yıl önce ortaya çıkmış olan ve hala saflığını koruyan doğal kaynak tuzu, bu şekilde en doğal haliyle de kullanıcılara ulaşıyor.