A Milli Futbol Takımı'nda Sergen Yalçın dönemi... Belçika ve Fransa karşılaşmalarıyla yeni bir heyecana sahne olacak...

UEFA Uluslar Ligi için açıklanan aday kadro, tecrübeli futbolcularla genç yetenekleri buluştururken önümüzdeki dört yılın da ilk işaretlerini veriyor.

Sergen Yalçın'ın göreve gelir gelmez geniş bir oyuncu havuzuyla çalışmaya başlaması ve yapay zeka destekli performans analiz sistemini devreye alması önemli bir adım... Milli takımın yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek planlanması gerekiyor. Yalçın'ın bu yaklaşımını olumlu buluyorum.

Açıklanan kadroya baktığımızda Arda Güler, Hakan Çalhanoğlu, Ferdi Kadıoğlu, Orkun Kökçü ve Barış Alper Yılmaz gibi önemli isimlerin yanı sıra genç futbolcuların da tercih edildiğini görüyoruz. Bu karışım, doğru değerlendirildiğinde milli takımın elini güçlendirebilir.

Ancak kadro dağılımında dikkat çeken bir ayrıntı var. Galatasaray'dan çok sayıda futbolcunun kadroya çağrılması dikkat çekerken Fenerbahçe'nin geçmiş yıllara kıyasla daha az oyuncuyla temsil edilmesi göze çarpıyor...

Elbette milli takımda kulüp ayrımı yapılmamalı!..

Formanın hakkını veren herkes ay-yıldızlı formayı giymeli. Fakat oyuncu havuzunun geniş tutulması ve bütün kulüplerin eşit titizlikle değerlendirilmesi de önemli.

Sergen Yalçın'ın önündeki en büyük görev, bu yetenekli isimlerden iyi bir takım oluşturmak. Çünkü iyi futbolcuları bir araya getirmek başka, onları aynı hedef doğrultusunda oynatmak ise bambaşka...

Belçika ve Fransa maçları bu açıdan ilk ciddi sınav olacak.Milli takımın Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası hedefi elbette heyecan verici. Bunun için zamana, istikrara ve sabra ihtiyaç var. İlk sonuçlara bakarak büyük hükümler vermek yerine sahadaki mücadeleyi ve takımın gelişimini görmemiz gerekiyor.

Artık söz futbolcularda. Bu forma hepimizin ortak değeri. Eleştirilerimizi de yapacağız, eksikleri de konuşacağız ama desteğimizi esirgemeyeceğiz.