Bir insan düşünün... Güzelleşmek uğruna servet harcıyor, defalarca ameliyat masasına yatıyor, acılar çekiyor ve sonunda dönüp geçmişine bakarak pişmanlığını dile getiriyor. Peki bütün bunlara gerçekten değer mi?

Danla Bilic, yüzüne ve bedenine yaptırdığı estetik işlemler için bugüne kadar tam 30 milyon TL harcadığını açıklamış. Üstelik aynı parayla Suadiye'den bir daire daha alabileceğini söyleyerek pişmanlığını da dile getirmiş.
Şimdi insan ister istemez soruyor: Sadece daha güzel görünmek için 30 milyon TL harcanır mı? Güzellik uğruna insan kendisini kaç kez ameliyat masasına yatırır? Üstelik sağlığını riske atacak kadar ileri gitmeye değer mi?

Açıkçası burada artık güzellik arayışından çok, bitmek bilmeyen bir memnuniyetsizlikten söz etmek gerekiyor. İnsan kendisini beğenmeyebilir, görünüşünde değişiklik yapmak isteyebilir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak güzelleşmek isterken kendinizi defalarca ameliyat masasında buluyorsanız bir yerde durup düşünmek gerekiyor.
Danla Bilic'in yaşadıkları da bunun çarpıcı örneklerinden biri. Daha önce kalçasına yaptırdığı Aquafilling dolgusu nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını ve bu maddeden kurtulmak için 9 kez ameliyat geçirdiğini anlatmıştı. Yani güzellik uğruna başlayan bir süreç, beraberinde ciddi sağlık problemlerini getirmiş.
Üstelik mesele yalnızca Danla Bilic değil. Bugün estetik sektörü devasa bir pazara dönüşmüş durumda. Kadınlar kadar erkekler de dış görünüşlerine önem veriyor. Türkiye ise estetik operasyonlar için yurt dışından gelen turistlerin tercih ettiği ülkeler arasında. Elbette işini hakkıyla yapan, başarılı sonuçlar elde eden çok değerli cerrahlarımız var. Ancak her doktorun başarılı olacağı, her operasyonun kusursuz sonuçlanacağı diye bir garanti yok.
Paranızın olması, istediğiniz her görüntüye kavuşabileceğiniz anlamına gelmiyor. Başarısız ameliyatlar, yanlış cerrahi müdahaleler ve geri dönüşü olmayan komplikasyonlar var. Hatta bazı estetik operasyonların ölümle sonuçlandığını bile gördük.
Bir de merdiven altı uygulamalar var ki asıl tehlike burada başlıyor. Ucuz diye tercih edilen sahte ürünler, uzman olmayan kişilerin yaptığı müdahaleler ve denetimsiz işlemler insan hayatını tehdit ediyor. Birkaç kuruş daha az ödemek uğruna sağlığınızı kumar masasına yatırmanın hiçbir mantığı yok.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bazı insanlara estetik gerçekten çok yakışıyor. Yüzünde veya bedeninde yapılan değişikliklerle bambaşka bir görünüme kavuşanlar var. Fakat bazıları da doğal güzellikten söz ederek yaptırdığı işlemleri kabul etmek istemiyor. Oysa burada utanılacak bir şey yok. Önemli olan ne yaptırdığınızdan önce, bunu hangi riskleri göze alarak yaptırdığınız.
Benim düşüncem çok açık: Her insanın kendine has bir güzelliği, bir albenisi vardır. Sürekli başkalarına benzemeye çalışmak, her gördüğünüz güzelliği kendinize uygulamak zorunda değilsiniz. Doğallık çoğu zaman en büyük zenginliktir.
Danla Bilic'in 30 milyon TL açıklaması ise aslında herkese bir ders niteliğinde. Bir tarafta güzelleşmek için harcanan servet, diğer tarafta yaşanan sağlık sorunları ve sonunda gelen pişmanlık...
Güzellik uğruna bu kadar para harcamaya, bu kadar acı çekmeye, en önemlisi de sağlığınızı tehlikeye atmaya değer mi?
Bence değmez!
Çünkü güzellik uğruna kendinizden vazgeçmeyin. Aynaya baktığınızda gördüğünüz insanla barışık olmayı öğrenin. Unutmayın, estetikle değişen bir yüz olabilir ama kaybedilen sağlığın telafisi her zaman mümkün olmayabilir.