Sarımsak, Kastamonu ve Taşköprü yöresinin markalaşmış en önemli tarımsal bir ürünüdür. “Taşköprü Sarımsağı” olarak “Coğrafi İşaret Tescil Belgesi” de bulunmaktadır. Bu bölgede sarımsak o kadar iyi yetişiyor ki, Taşköprü sarımsağı olarak tüm dünyada bu adla ünlenmiştir. Nerdeyse tüm Türkiye’de de sarımsak yine bu adla satılmaktadır. Ancak, ne yazık ki Taşköprü’de fazla bir üretim yapılamamaktadır. Dönemsel olarak değişmekle beraber Türkiye üretiminin sadece %20’sini Kastamonu ili karşılamaktadır. Bu oran bana göre bu kadar kaliteli bir ürün çok yetersizdir.

Taşköprü sarımsağının özellikleri

Bölgenin sarımsağının kokusunun keskin olması, diğer sarımsaklara göre biraz daha acı olması ve içerisindeki selenyum miktarının fazlalığı nedeniyle tıbbi açıdan da diğer sarımsaklara göre oldukça önde olan bir üründür. Taşköprü sarımsağı, normal depolama şartlarında hasadın başladığı temmuz ayından sonra sekiz dokuz ay dayanabilmektedir. Bu açıdan sarımsağın mamul ve yarı mamul olarak işlenip ürüne katma değer kazandırılması büyük önem arz ediyor. Tüm bu özellikleri nedeniyle, sarımsak yetiştiriciliğinde daha iyi olabilmek için, bölgede ekim sürecinden tutun pazarlama sürecine, işleme ve muhafaza sürecine kadar bazı düzenlemelerin yapılması lazım. Taşköprü sarımsağının marka değerinin geliştirilmesine ülke olarak herkes katkı sunmalıdır.

Diğer sarımsaklardan farkı

Taşköprü Sarımsağının yetiştirme dönemi uzundur. Sarımsak kök gövde ve yapraklardan oluşur. Dikimi başı oluşturan dişlerle yapılır. 10-20 cm’ye ulaşınca gövde kalınlaşır. Kışın bu gövde besin maddesi depolayarak irileşir ve dişleri oluşturmaya başlar. Bu dişler daha sonra sarımsak başını meydana getirir. Zaman geçtikçe başın çevresindeki yapraklar kuruyarak kabuk görünümünü alır. Mevsimin ilerlemesi ile yaprakları sararır ve başı boyun kısmından kıvrılmaya başlar ve tamamen kuruyarak başla irtibatı kesilir. Baştaki dişlerin dizilişi dağınıktır. Başın enine kesiti oval, boyuna kesiti geniş eliptiktir. Taşköprü Sarımsağının baş kabuk rengi beyaz, diş kabuk rengi pembe, diş et rengi krem-sarıdır. Kokusu keskin ve diğer sarımsaklara nazaran acısı fazladır. Tıbbi özellik açısından en değerli sarımsaktır. Kanser önleyici bir madde olan selenyum elementi Taşköprü Sarımsağı dışındaki sarımsaklarda yok denecek kadar azdır. Mineral madde ve vitamin açısından çok zengindir. Uzun süre rahatlıkla dayanabilmekte olan Taşköprü Sarımsağı bu yüzdende ihracat potansiyeli yüksektir.

Sarımsağının saklama koşulları

Sarımsağın kesinlikle sapı koparılmaz, sapı kopmuş sarımsak varsa önce onlar tüketilmelidir.Sarımsak asla poşete ya da naylon torba içine konulmaz, sarımsağın en sevdiği yer asılı kalmasıdır.Sarımsak çok güneşte bırakılmaz nem ve rutubetten uzak serin ve kuru yerde tutulur.Sarımsak dondurulmaz, buzdolabında saklanmak istenirse, önce diş diş ağzı kapalı naylon torba içine konur, sonra da o poşet kapalı bir kavanozun içine konularak buzdolabında saklanır

Satılan her sarımsağın Taşköprü ürünü olup olmadığını bilemediğimizden bizzat bölgedeki üreticiden almak en sağlıklı bir yoldur. İşte bu açıdan size Taşköprü’nün köylerinden, dönümlerce ekili alanları olan 2 yerel sarımsak üreticisinden bahsetmek istiyorum. Siparişleri Instagram’daki hesaplarından verebilirsiniz.

Deva Sarımsak@devasarimsak

Tadını Taşköprü’den alan lezzet

Kastamonu Taşköprü Çördük köyünde sarımsak üretimi yapan 2 müteşebbis,Ziraat Mühendisi olan Hüseyin Can Alay ve Emirhan Kökyay birlikte ‘Deva Sarımsak’ firmasını kendi ürettikleri ürünlerini pazarlamak için kurmuşlar.Toptan ve perakende satış da yapabilen üreticiler, belli miktardaki siparişlerde ücretsiz kargo ile Taşköprü Sarımsağını tüm Türkiye’ye gönderebilmekteler. Kastamonu’ya 48, Taşköprü’ye ise6 km uzaklıkta olan Çördük Köyü, ismini Seka Kâğıt Fabrikası’nın olduğu yerde bulunan su değirmenlerinin önündeki Çördük yani Armut ‘un küçüğü adlı meyveden almıştır. Karadeniz iklimi etki alanı içinde köyün ekonomisi sarımsak, tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Engin Uysal  @taskopru_sarimsakk

Engin Bey Taşköprü’ye bağlı Uzunkavak köyünde sarımsak üreticiliği yapan bir işletmenin sahibidir. İşletme dediysem de kendi ürettiği sarımsağı satmaya çalışan bir çiftçi olarak anlayın. Toptan ve perakende satışı da olan Engin Bey’de Taşköprü Sarımsağını tüm Türkiye’ye gönderebilmektedir. Kastamonu’ya 22 km, Taşköprü’ye ise 20 km uzaklıkta olan Uzunkavak köyünün ismi, köyde bulunan yoğun kavak ağaçlarından gelmektedir. Karadeniz iklimi etki alanı içinde olan köyün ekonomisi sarımsak, mısır, ekin, kendir ve hayvancılığa dayalıdır.

Köylülerinin ağzından Taşköprü sarımsağı

Konuştuğum köylüler, alın terlerinin emeği olan bu kıymetli sarımsağı önce tüm Türkiye’ye sonra dünyaya ulaştırmak ve herkese gerçek Taşköprü sarımsağını tattırmak istediklerini ifade ediyorlar. Bana anlatılanlardan aldığım notlara göre; Bölgede sarımsak, Taşköprü’nün beyaz altını diye tabir edilmektedir. Taşköprü ve bu köylerin civarında yetişen sarımsağın kendine has bir tadı vardır. Sarımsak, bu verimli toprakların kırmızımsı toprak yapısı sayesinde daha bir kaliteli yetişmektedir. Taşköprü sarımsağının en önemli özelliği olan dayanıklılığı, özel toprağından ve bölgenin havasından kaynaklanmaktadır. Rahatlıkta 9 ay sapasağlam duran Taşköprü sarımsağı dünyada başka hiçbir yerde aynı dayanıklılıkta olmayan tek ve özel bir sarımsaktır. Sarımsağın dikimi Şubat ayında başlamakta ve Mart ayında bitmektedir. Toprağın bakımı sarımsak tarlaya ekilmeden yapılır yani toprak halkın diliyle kemire çekilir (Gübrelenir) ve toprak daha verimli hale getirilir. Taşköprü sarımsağının özelliği Temmuz ayından önce satılmaz. Sarımsaklar yetiştiğinde15-20 âdeti bir araya getirilerek toprağı dökülüp sarımsakla bağlanır ve toprakta kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra sarımsaklar eve getirilip temizlenip ve örülür. Sarımsağın taze iken köklerinden çıkarılıp tekrar toprakta kurumaya bırakılması Taşköprü Sarımsağının bir özelliğidir. Bu şekilde Sarımsağın kurumaya bırakılmasının sebebi daha uzun süre dayanması içindir. Toprak ona bu hususiyeti kazandırıyor…

Köylüye destek olmalıyız

Özetle, direkt üreticiden tüketiciye ürün satma fikri bence çok değerli görünüyor. Elbette toplum olarak köylüye bu noktada destek olunmalı ve tarlada üretilen sarımsağı halka değerinde satılması için çaba göstermeliyiz. İstanbul’da kilosunu 50 TL’nin üzeninde satın aldığımız sarımsağı, Taşköprü’deki üreticisinden daha sağlıklı ve uygun almak varken acaba niye tercih etmiyoruz? Ben tercih edeceğim…