Sosyal medya üzerinden sordum;

‘İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 14 Mayıs seçim sonuçlarını Altılı Masa liderlerinin önüne atarak; "Ben size, ‘Kılıçdaroğlu kazanamayacak adaydır, kazanamaz…’ demedim mi? Beni dinlemediniz, gittiniz HDP'ye kucak açtınız. Ben artık yokum." diyebilir mi?’

Soruma, ‘diyebilir…’ diyen çıkmadı…

Hemen hemen herkes ‘diyemez…’ derken, Yaşar Okuyan’ın elindeki dosyalara işaret ediyordu.

Şimdi gelin şuna bakın;

Akşener’i tehditlerle, kumpaslarla Altılı Masa’da tutmayı başaran Okuyan, “Ben Karayılan'ın desteklediği Kılıçdaroğlu'nu desteklemem...” deyiverdi.

Okuyan açıklamasını 10 Mayıs’ta ilk turdan önce yapmıştı:

“Bizzat Kandil’deki şerefsizler, hainler, alçaklar, “Biz Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz” diye 4 sefer açıklama yaptı. Şimdi ben Yaşar Okuyan olarak, kimseyi etkilemek istemiyorum, kim kime oy verirse versin… Karayılan’ın desteklediği Kılıçdaroğlu’nu ben desteklemem. Canınız cehenneme.”

Sormayalım mı o zaman; Fatmagül’ün suçu neydi?

Biz Altılı Masa’nın ilk günlerinden beridir; ‘Masa altılı değil, yedili; ortaklardan diğeri masanın altında’ derken,

‘Kılıçdaroğlu Demirtaş’ı hapisten çıkaracağım diyor.’ derken,

‘CHP-HDP ittifakı özerklik ittifakıdır…’ derken sen neredeydin?

Sen bütün bunları biliyor olmana rağmen, “Altılı Masa'yı dağıtırsa elimdeki belgeleri açıklarım!" diyerek Akşener’i tehdit ediyordun.

Nasıl iştir?

Bitmedi dahası var;

Yaşar Okuyan, Kanal İzmir'de seçim değerlendirmelerinde bulunmuş.

Bakın ne demiş Okuyan,

“Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Erdoğan’a oy vereceğim...”

Ne demiş ne demiş?

“Muhalefetin gelme ihtimalini sıfır görüyorum sıfır sıfır. Erdoğan kazanacak. Niye Tayyip Erdoğan'a oy vereceğim; kendi oluşturduğu bu sistemin sorunlarını kendi içinde çözsün…”

Millet İttifakı kazansın diye çevirmediği dolap kalmayan Okuyan’ın geldiği son noktaya bakar mısınız?

Madem geleceğin yer burasıydı Okuyan, o hâlde bırakaydın, Akşener masaya geri dönmeyeydi.

Bırakaydın Reis işi ilk turda bitireydi…

Samimiyetsizlik, çelişki, tutarsızlık, öngörüsüzlük…

Hepsi var sende…

‘Alçaklara karlar yağmış üşümedin mi, sen bu işin sonunu düşünmedin mi?’

Seçim süreci boyunca siyasi öngörüsüzlükler sadece Okuyan’a mahsus hâl değil, yalnızca onu suçlamak doğru olmaz.

Altılı Masa’nın kurulduğu ilk günden beridir sergilediği tutarsızlıklar, sadece iktidarla değil birbirleriyle giriştikleri söz düelloları, CHP’nin ayrı İYİ Parti’nin ayrı diğerlerinin ayrı çelişkileri, liste krizleri, beyanatlardaki ikircikler, seçmeni Millet İttifakı’ndan uzaklaştırdı.

Sinan Oğan’ın hanesindeki yüzde 5,17 oyun tamamına yakını siyasetin amorf hâlinden oluşarak birikmiş oylardır.

Tabanı olmayan oyların nereye gideceği belli değildir.

Millet İttifakı’na güveni kalmayan seçmenin Cumhur İttifakı tarafından kazanılamamasından ötürü oluşmuş şişliktir.

Vücutta neşet eden habis ur misali…

Elbette beklenmeyen, istenmeyen uru başka rahatsızlıklara sebebiyet vermeden keserek bedeni sağlığına kavuşturacak cerrahi el, Erdoğan’dan başkası değildir.