Sevgili Gençler,

Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yegâne ümidi siz genç seçmenlersiniz.

Dikkat edin her konuşmasının arasına “Gençlere güveniyoruz, gençler sizler bizim ümidimizsiniz…” cümlelerini sıkıştırıyor.

CHP’nin, CHP zihniyetinin, SGK Genel Müdürü Kılıçdaroğlu’nun millete yaşattıklarının genç hafızalarda olmadığını düşünüyor…

Adeta gençlerin cehaletine güveniyor, adeta gençlerin zekâsıyla alay ediyor…

Gençlerin her şeyin farkında olduğunu, tarihi yakın uzak tamamen bildiğini, ellerinin altında internet olduğunu, ‘gogulladıklarını’ bilse inanın gençlere seslenmekten anında vazgeçer.

Sevgili gençler,

14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Mecliste görev yapacak 28. Dönem milletvekilleri belli oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldı.

İlk turda yüzde 44.95’lik oy oranıyla, yüzde 49.42 oranında oy alan Erdoğan’ın altında seçimi tamamlayan Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığını kazanamadı.

Meclis çoğunluğunu AK Parti’ye kaptırdı.

Esasen ikinci tur seçimine üç gün kala, sizlere Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seslenişini yazacaktım.

Asıl meseleye gelmeden araya, CHP eski milletvekillerinden Abdüllatif Şener’in, pazar günü sandık başına gidecek seçmene yaptığı hatırlatmayı almak istedim.

CHP’li Abdüllatif Şener, Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçildiği takdirde verdiği sözleri tutamayacağını söylüyor.

Şener’in seçim arifesinde, köprüden önce son çıkış hükmündeki sözleri şöyle;

“Kemal Bey Cumhurbaşkanı seçilirse verdiği sözleri yerine getiremez, yasa geçiremez. Bütçe çıkaramaz. Bürokrat ataması yapamaz."

Şunu demek istiyor;

İkinci turda Kemal Bey’in derdi, sıkıntısı Cumhurbaşkanı olmak değil, CHP genel başkanlığı koltuğunu muhafaza edebilmek.

İlk turda Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermiş seçmenin Abdüllatif Şener’in hatırlattığı önemli gerçeği göz önüne alarak oylarının istikametini Meclis’te ‘topal ördek’ haline gelecek adaya değil istikrardan yana çevirmesinin elzem olduğunu belirterek sözü son düzlükte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere seslenişine bırakalım;

Sevgili Gençler,

Tarihimizin en büyük petrol rezervini Cudi Gabar’da keşfetmemizin sevincini milletimizle paylaştık.

Artık teröristlerin gezdiği dağlarımızdan yüreklerimizi yakan haberler değil, müjdeler geliyor.

Peki, bugünlere nasıl ulaştık? Birlikte bakalım;

Türkiye dünyanın en büyük petrol yataklarına sahip stratejik önemi olan bir bölgede yer alıyor.

Hemen yanı başında petrol ve gaz fışkıran ülkemiz, coğrafyanın zenginliklerinden yıllarca istifade edemedi, ettirilmedi.

Yıllar önce merhum Raif Karadağ’ın ‘Petrol Fırtınası’ adlı eserinde, ülkemizin kaynaklarından nasıl dışlandığı cesaretle anlatılmıştı.

Bugünkü başarılarımızı incelediğimizde, bölücü terörden darbelere, sokak olaylarına kadar Türkiye’ye saplanan hançerlerin gerisindeki sebepleri görebiliyoruz.

Meğer topraklarımızda petrol çıkartılmaması adına terör örgütleriyle, siyasi istikrarsızlıklarla, küresel şirketlerle elimiz, ayağımız bağlanmış.

Emperyalist güçlerin bölücü örgütün Suriye’deki uzantılarına onca silahı niçin verdiğini, ülkemizi terör koridoruyla niçin kuşatmak istediğini artık iyice kavrıyoruz.

Birilerinin terörle mücadelede en önemli gücümüz İHA’ları, SİHA’ları, üreten firmalarımızı niçin hedef aldığını artık iyice anlıyoruz.

Bunların hepsi Türkiye’yi enerji yarışının dışında tutmayı amaçlayanların oyunundan ibarettir.

Biz yaptığımız hamlelerle kirli oyunları, kirli tezgâhları bozuyoruz.

Terör örgütlerinin başını sınırlarımız içinde, ötesinde ezerek, milletimizin ayağına vurulan zincirleri kırıyoruz.

Yer altı, yer üstü zenginliklerimizi kullanmamızın önüne geçecek herkesin hakkından gelecek, her engeli aşacağız.

Bunları inşallah sizler adına, sizlerle birlikte başaracağız.

Nokta…