Seçim bitti. Çıkan sonuçlar pek çok şeyi kafamıza vura vura anlatıyor. Rakamlar üzerinden analiz yapmaya lüzum yok tablo ortada, koalisyon kaçınılmaz. Şimdi, gerek AK Parti ve gerekse 7 Haziran seçimlerinin kilit partisi HDP’ye ilişkin birkaç noktayı kaçırmamak gerekiyor.

AK Parti’nin bu seçimde, özellikle doğu ve güneydoğu oylarındaki erimeyi iyi tahlil etmek zorundayız. AK Parti açısından “neden böyle sonuçlandı” sorusunun cevabı, şüphesiz bölgenin sosyolojik gerçeklerini, dinamiklerini iyi okuyamamasıdır. Neticede seçmen adayları benimseyemediğini gördük. Bununla beraber, bölgenin kısmen de olsa feodal yapısı yeterince dikkate alınmadı. Sadece sandıkları korumak gibi bir motivasyonla ya da kelle hesabına oynayarak bölgede siyaset yapmak da belki “Eski Türkiye” alışkanlığıdır kim bilir.

“Vurun abalıya” demeyeceğiz. Eleştirilerimizi yapıcı bir çerçeveye oturtacağız. Onun için makul ve insaflı olmaktır bize yakışan. Gönlümüz İslam’dan yana bunu tekrar tekrar ifade etmeğe gerek yok. Fakat bunun bizi başkalarına karşı adaletsizliğe varacak bir yere getirmesine izin veremeyiz.

HDP’ye gelince

Seçim gecesi ilk gelen açıklamalarda iki nokta çok önemliydi. Bunlardan ilki Demirtaş’ın “emaneten oy verenleri mahçup etmeyeceğiz” söylemiydi. İlk defa parti olarak barajı aşan bir lider, emaneten kendisine oy verildiğinin bilincinde sözler sarf etti. Çok güzel. İkincisi de yine sıcağı sıcağına “Türkiye’nin ve Türkiye halklarının aleyhine hiçbir projenin içinde yer almayacağız” demesiydi Demirtaş’ın. Burası da oldukça önemli, zira uluslararası medyayla somutlaşan Türkiye aleyhine yürütülen kampanyalara da pabuç bırakmamak anlamına geliyor bu cümleler. Tabi Demirtaş bunun farkındaysa…

Şer gördüklerimiz hayır, hayır gördüklerimiz şer olabilir. Biz, olanda hayır vardır diyenlerdeniz. Dolayısıyla HDP’nin gerçek bir Türkiye partisi olması için ciddi bir fırsat verdi millet. Şu durumda HDP de artık eski hoyratlığını bırakmak zorunda. 6-7 Ekim olaylarındaki gibi insanları sokağa çağıracak şımarıklığı terk etmeye mecbur. Türkiye partisi olmak bunu gerektirir; hele hele tüm olanlara rağmen “emanet” oylarla parlamentoya girmiş bir HDP için. Artık terörle anılan bir parti görüntüsü vermekten kaçınmak için azami gayret sarf etmeli. Yoksa hala kandil ve İmralı arasına sıkışmış bir fotoğraf vermeye devam ederse sözü edilen Türkiye partisi hayal olur.

H.Yahya Şekerci / 09 Haziran 2015  / Başyazı