Dünya ekonomisinin içinden geçtiğimiz süreçteki sorunları her geçen gün büyüyor.

Bu düzlemde ülke ekonomilerinin de problemleri katlanarak artıyor. Artış gelişmemiş ülkelerde çok daha fazla iken gelişen ülke ekonomilerinde fazla gelişmiş ülke ekonomilerinde ise diğer ülke kategorilerine göre daha sığ biçimde gözlemlenebiliyor.

Ekonomik konjonktürdeki gerçekleri önceden sezen ve önlemlerini ona göre alan ülkeler aynı kategoride bulunan ülkelere göre bile süreci son derece rahat geçirebiliyorlar.

Özellikle enflasyon boyutunda dünyanın tüm coğrafyalarında aynı sorun yumağı gün geçtikçe biraz daha büyüyerek yoluna devam ediyor.

Enflasyonu hafife almayan ülkeler gelecek perspektiflerini bu bağlamda oluşturarak enflasyonun etkilerini minimize etmeye çalışıyorlar.

Kimi ülkeler ise enflasyonun yaşanılmasına rağmen enflasyona karşı ciddi önlemler almadan kısa sürede enflasyonun yok olacağı teziyle hareket ediyor ki bu ekonomide çok ciddi sorunların yaşanılacağı anlamına geliyor.

Hatta daha kötüsü sonraki dönemlerde bu sorunların nasıl sonuçlara yol açacağı bile maalesef görmezden geliniyor.

İşte bu anlamda biz ekonomik gerçeklere göre hareket etmeliyiz ki tüm ülkeleri etkileyen enflasyonun etkisi bizde biraz daha sınırlandırılmış olsun.

Şayet bunu yapamazsak birçok alanda çok daha büyük problemlerle karşı karşıya kalmamıza hazırlıklı olmamız gerekmektedir.

Hızlı bir şekilde sorunlarla ilgili çözümleri uygulamaya koymalıyız ki kimi konularda gecikmiş olmayalım.

Örneğin bu yıl küresel ısınma ve iklim değişiklikleri sebebiyle dünyanın birçok ülkesinde gıda fiyatlarında ciddi artışların yaşanılacağını kestirmek son derece kolaydır.

Dolayısıyla ivedi bir şekilde tarım politikalarımızda aksayan tarafları belirleyip bunların çözümünü gerçekleştirdiğimizde diğer ülkelerin yaşayacağı gıda sorununu biz daha rahat bir şekilde atlatabiliriz.

Gıda fiyatlarının yükselmesindeki en önemli sebeplerden birisi de mazot fiyatlarındaki artışlardır. Bunun için çiftçinin kullanacağı mazot fiyatları devlet destekleriyle daha makul fiyatlara çekilebilir.

Aynı şekilde bir diğer önemli maliyet kalemi olan gübre konusunda da çiftçimiz desteklenmelidir.

Enflasyonu bu dönemde artıran en önemli sebebin enerji fiyatlarında ki artış olduğu bilinen bir realitedir.

Realitenin böyle olmasından dolayı da ülkemizdeki alternatif enerji kaynaklarının (rüzgar türbinleri, güneş enerji santralleri vs.) ön plana çıkarılması için çok ama çok hızlı bir enerji politikası belirlenerek zaman geçirmeden daha etkin bir şekilde kullanılması sağlanmalıdır.

Son dönemde alternatif enerji kaynaklarının kullanımıyla ilgili ciddi çalışmalar yapılmıştır ama bu çalışmaların daha geniş çerçeveye yayılması zorunludur.

Çünkü enflasyonu yukarı yönlü hareket ettiren iki parametreyi (akaryakıt ve enerji fiyatları) istenilen düzeye getirmemiz ekonomide hayati öneme sahiptir.

İki parametreden birincisi olan akaryakıt fiyatlarında hareket alanımız enerjiye göre biraz daha dar olmasına rağmen o alanda da yaptığımız ve yapacağımız sondajlama çalışmalarına daha da ağırlık vermeliyiz.

Ülkemizi mümkün olan en tez zamanda yüksek borçlanma seviyelerinden kurtarmamız gerek bu yılın gerekse de bundan sonraki yılların rahat geçirilebilmesi bağlamında da üzerinde durulması gereken diğer bir konudur.

Tüm bunların yanında 2022 yılının büyüme rakamlarını da ekonomide yaşanılan bu sorunlar etkileyeceği için bu seneden yüksek büyüme rakamları beklememek yerinde olacaktır.