Ekonomide piyasa mekanizmasının iyi işlemesi piyasada bulunan tüm taraflar için son derece önemlidir.
Mekanizmanın çalışmasında yaşanabilecek en ufak bir aksaklık piyasaların altüst olmasına vesile olabilir.
Bunu yaşamamak adına denge unsurunun ön plana çıkarılarak ekonominin dinamiklerine uygun hareket edilmesi finansal anlamda rahat bir ortamın oluşmasına olanak sağlayacaktır.
Daha önce de defalarca söylediğim üzere faiz, kur ve enflasyon dengesini iyi kuramadığımız müddetçe piyasalarda dengenin altüst olacağı sonrasında da gelir seviyesinin aynı kalmasından ötürü ekonomide ciddi anlamda bir bozulmanın olacağı gerçeği.
Buradaki en önemli husus şu olarak görülmelidir; gelir seviyesinin aynı düzeyde kalarak enflasyon karşısında her geçen gün erimesi.
Erimenin önüne geçilmediği takdirde sosyal refah seviyesinde çok ciddi gerilemeler olacaktır.
Erimenin önüne geçebilmek için ücretler genel seviyesinde bir yükselme olması kaçınılmazdır.
Fakat bu o kadar önemli bir dengedir ki ücretlerin yeni seviyesini uygun bir orana getirmezseniz bir bakmışsınız istihdam da çok ciddi sorunlar baş göstermeye başlamış veya kayıt dışı çalışan sayısı hızla artmaya yükselme eğilimine girmiştir.
Ücretlerin ayarlanmasında çalışan düşünüldüğü kadar işverende düşünülmelidir ki böyle olumsuz sonuçlar ortaya çıkmasın.
Türkiye’deki iş gücü istatistiklerine baktığımızda ücret dengesinin kurulmasında yaşanılacak en ufak bir sıkıntıda böyle bir manzarayla karşılaşmamız sürpriz olmayacaktır.
2021 yılının işgücü istatistiği ülkemizde %55 ile hizmetler, %21 ile sanayi, %17 ile tarım ve %6 ile inşaat sektörlerinde çalışanlardan oluşmaktadır.
Ayrıca bu istatistiğe baktığımızda ithalatın azalıp ihracatın artarak ülkemize döviz girişinin fazlalaşarak istihdamın artacağı öngörüsünün tutmayabileceğini düşünebiliriz.
Bunun nedenini ise şu şekilde açıklayabiliriz; öncelikle iş gücü oranlarımızda en yüksek yeri hizmetler sektörü yer almaktadır ki bu sektörün ülkemize kazandırdığı döviz oranı oldukça azdır.
Biz daha çok sanayi sektöründen yapılan ihracat ile ciddi döviz girdisi sağlayan bir ülke konumundayız.
Tüm bunların yanında bu sektörlerde çalışanların ücretleri enflasyonun üzerinde artırılmaz ise ciddi oranlarda işçi sayısında azalmalar veya kayıt dışı istihdam da artışlar yaşanacaktır.
Yapılması gereken en önemli şey her anlamda gelişmelere realist yaklaşarak piyasalardaki tüm tarafların olumsuz etkilenmeyecekleri bir piyasa mekanizmasının inşa edilmesidir.
Gerçek ve geçerli verilerle sorunların kaynağına inerek problemlerin hangi boyutta olduğu ortaya konulmalı ardından da çözüm yolları belirlenerek hiç vakit kaybetmeden çözüm yolları hayata geçirilmelidir.
Son dönemde fiyatlardaki hızlı artışlardan ötürü insanımız geçim sıkıntısını hayatının her zerresinde hissetmeye başlamış durumdadır.
Dengeyi bozmayacak şekilde ücret ayarlamalarıyla gelir seviyelerindeki yükselmeler bir anlamda insanların rahat nefes almasına vesile olabilecektir.
Yeni asgari ücretin belirleneceği şu günlerde bahsettiğimiz tüm noktalara dikkat edilmesi bu sürecin daha iyi yönetilebilmesini sağlayacaktır.
Biran önce finansal piyasalarda denge mekanizması hızla hayata geçirilmez ise ekonomik alanda birçok sorun bizi bekliyor demektir.
Sorunların artarak katlanması da içinden çıkılmaz bir yola bizi götürebileceği için aklın ve ilmin çerçevesinde şapkamızı önümüze koyup tamamen realist olarak hareketlenmeliyiz.
Ancak ve ancak bu şekilde hareket edilirse sorunların çözümü mümkün olabilecektir.