Çok farklı bir milletiz.
Nerede yardıma muhtaç biri olsa kendi hâlimize bakmadan koşuyor, yardım elimizi uzatıyoruz.
Dünyanın onlarca ülkesinde yardım faaliyetleri yürüten insanlarımızın varlığı bunun göstergesi.
Bu defa acı, coğrafyamızı vurdu; hem de çok derinden.
Yüzyılın felaketi olarak nitelenen afet on binlerce canımızı aldı, on binlercesini yaraladı.
Yıkılan binalar, altında kalan canlar, kurtulan insanlar; yaşanan acıyı yüreğimizin derininde hissettik.
Yardımsever insanlarımız afet bölgesine koştu, büyük bir fedakârlıkla insanlara yardım gönderdi, el uzattı, göçük altında kalan insanları kurtarmak için gecesini gündüzüne kattı.
Onlarca, yüzlerce kurtarma görüntüsünü gördük.
Deprem altında kalanları kurtarma gayreti içerisinde olan insanlarımızın göçük altında kalan insanlarla konuşurken sarf ettiği cümleler, onları teskin etme şekli, yaklaşımları “Ne kadar güzel bir milletiz” sözünü bir defa daha gösterdi.
Biz aslında buyuz.
Acının bizleri bir kılan yönünü bir defa daha gördük.
Bu acıyı yaşarken kimi suni tartışmaları, oluşturulmaya çalışılan negatif gündemi hiç söz konusu etmek istemiyorum.
Bizi ayrıştıran ve ötekileştiren girişimlere müsaade etmemek lazım.
Hele hele on binlerce insanımız hâlâ yıkıklar altındayken bunu yapmayalım lütfen.
Canımız acırken yüreğimiz yanarken bunu yapmayalım.
Güzel konuşmuyorsak, yapıcı davranmıyorsak lütfen susalım.
Bölgeye yardım taşıyan, elinden geleni yapan, her türlü fedakârlığı ortaya koyan insanları eleştirmek, onlar üzerinden farklı algılar oluşturarak elimize ne geçecek Allah aşkına!
Bir görüntü dikkatimi çekmişti.
Ayakkabısı olmayan bir küçük kız çocuğu.
Mahzun, bitkin ve tükenmiş.
O soğuk havada ayaklarında sadece terlik var.
Ona ayakkabı ayarlamaya çalışan bir kahraman, kız çocuğumuzla konuşurken “Gurban olurum sana!” cümleleriyle kıza çizme ayarlıyor, çizmesini giydiriyordu.
Ne kadar güzel davrandık, ne kadar güzel yaklaştık, ne kadar güzel hareket ettik depremzede kardeşlerimize karşı.
Biz buyuz.
N’olur, böyle kalalım.
Acılarımızı paylaşalım, elimizden geleni yapalım.
Birbirimizin farklılıklarına bakmadan...
Ama bu yaşananların sorumlularını, ihmalleri, suiistimalleri, keyfilikleri unutmayalım.
Deprem bölgesi olan coğrafyamızda, acılarımızın artmaması için ne yapılması gerekiyorsa önceleyelim.
Daha organizeli, daha sistemli hareket etmek için daha çok gayret edelim, daha çok çalışalım.
Böyle davranırsak ancak o zaman daha az acı yaşarız, canımız daha az yanar.