Amerika akla ziyan işlere imza atıyor. Nobel ödülü alacağım diye dünyayı ateşe veren Trump, on yıl sonra Neron olarak anılacak. İsveç’in Nobel Komitesi, Trump’a verecekleri ödülü son dakika senaryosunda değişiklik yaparak Venezuela muhalefet lideri Maşado’ya verdiler. Maşado’yu denediler; aldığı Nobel Barış Ödülü’nü Trump’a vermediği için devlet başkanlığını kaçırdı. Trump’a Nobel yerine bu yaptığı canlı “Maduro” filmi dolayısıyla en iyi yönetmen olarak Oskar Ödülü verseler mutlu olur mu? Nobel gibi Oskar Ödülleri’nde de beklenmedik sürpriz sonuçlara şahit oluruz.
“Dünyaya barış getiriyorum” diye her tarafı ateşe veren bu çılgın adama kim dur diyecek? Bu durumu kimse yüzüne karşı söyleyemiyor. Bu gerçeği söylemek Hollywood’a yakışır. “Çağdaş Neron” diye bir film yapıp ilk önce Trump’a seyrettirseler durumunu anlar mı acaba? Yoksa dünyayı yakan adam olarak “bana ay ve diğer gezegenleri de getirin” mi der?
Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun esir edilişini büyük bir yapım olarak ve Amerika’ya götürülüşünden sonraki kısmını da dünya canlı olarak seyretti. Aklımız “Başkanın Adamları”nın ilk bölümünde ne yaptıklarına takıldı. İşin büyüsü bozulmasın diye yönetmen Trump onu daha sonra seyrettirecek. Konu sıcaklığını kaybedince daha çok “rating” alsın diye tekmili birden vizyona sokulacak.
Peki, ikinci yarısını izlediğimiz bu filmin türü nedir? Korku filmi... Bu film Amerikan yeni gerçekçilik akımının az sayıda örneklerinden birisidir. Bütün oyuncular gerçek hayattaki rolüyle karşımızdalar. Amerika bu filmi canlı yayınlayarak daha sonra yapacağı hâsılat rekorları kıracak filmin önünü kesti. Hâsılatın ne önemi var, dünyanın en büyük petrol yataklarına sahip Venezuela’dan daha çok Maduro filmleri yapılacak. Daha önce birçok ülke başkanına benzer operasyonlar yapıldı. Ancak onların filmi hiç yapılmaması hala bir muamma olarak gizemini koruyor. Muhammed Musaddık (İran), Manuel Noriega (Panama), Saddam Hüseyin (Irak) ve Muammer Kaddafi (Libya) gibi çok sayıda lider Amerika senaryolu filmlerde kurban edildi.
Yönetmen Trump şimdilik mutlu görünüyor. “O ülkeyi ve petrol yataklarını biz yöneteceğiz” diyerek bu filmin burada bitmediğini seri halinde yeni filmlerin devreye sokulacağının işaretini veriyor. Kolombiya’ya “senin senaryon hazır; uyuşturucu ticareti yapan tekneleri okyanusta dolaşıyor. Venezuela’nın teknelerinin başına geleni unutma!” mesajı veriliyor. Filmin Latin Amerika versiyonu kendi içinde seri halde devam edecek. Yönetmen Trump, hızını alamayarak “İran, Kanada, Grönland hazır olun yeni film için geliyoruz” diyerek Hollywood’u yeniden “En Büyük Yapma” projesinin bir parçası olarak yeni senaryolar hazırlıyor.
Dünya devletleri artık bir kez daha şapkalarını önüne koyup “ne oluyor?” diye düşünmeli. Venezuela’dan önce “sarı öküz” verilince ses çıkarmayanlar bugün de sessizliğini koruyor. Nerede Çin, nerede Rusya? Nerede Birleşmiş Milletler?... Nerede insanlık... Yaşanılan bu rezilliklerden bütün insanlık mesuldür.
Bütün bu olup bitenleri bir tek adama bağlamak haksızlık olur. Bu çılgın adama Amerikalı yöneticiler, halk bu saçmalıklara dur demelidir.