ABD, yaptığı/yaptırdığı darbelerin, işgallerin, çıkardığı kaosların, sebep olduğu yıkımların tecrübelerini biriktirerek ulaştığı, en düşük maliyetle, en yüksek çıkarı elde edeceği yeni modeli Venezuela’da uyguladı. İkili bir model. İlk ayağı; uluslararası hukukmuş, egemen devletmiş, dünya düzeniymiş umursamadan, şeytanlaştırdığı devlet başkanını alıp götürdü. İkinci ayağı, aslında ilkinden daha önceydi ve geniş zamana yayılmıştı. Venezuela’nın düzenini, ancak ABD çıkarlarına ayarlı olursa işleyecek hale getirmişti.
Bütün bunlar, büyük ABD tehdidinin gölgesinde yapıldı. Ne diyor Trump: “Dünyanın en büyük, en ölümcül ve en korkunç ordusuna sahibiz. Bizimle kimse başa çıkamaz.”
Korsanlık, zorbalık, haydutluk, eşkiyalık… Adına istediğinizi diyebilirsiniz.
Dünya canlı yayında izledi. Açıktan itiraz eden yok. Eleştiriler, kınamalar çok sınırlı ve yetersiz. Dünya sessizliği tercih etti. Kimi şaşkınlıktan, kimi korkudan, kimi mahcubiyetten…
MONREO’DAN DONREO’YA
ABD, Çin’in kendi bölgesine uzanan emellerini kesmekte kararlı. Çin’in ticaretini ve ittifak girişimlerini ABD mahallesinden uzakta kurmasını istiyor. ‘Mahalle’ dediği Amerika kıtası. Kuzeyde Kanada, ABD için zaten elde bir. Grönland barındırdığı ABD ve NATO askerleriyle ele geçirilmeye hazır durumda. Sıkı bir pazarlıkla, satın alma opsiyonu da masada duruyor.
Mahallenin aşağı tarafı, ABD’nin üzerine çalıştığı(!) ülkeler ve rejimler. Mahalle biraz daha geniş yorumla; Batı Yarım Küre. Bunun iki yüz yıllık bir adı var: ‘Monreo doktrini’. Sonra Roosevelt kabaca yüz yıl sonra eklemeler yapmış, yenilemiş.
Bugünkü dünyanın payına en güncel hali düştü: Donreo doktrini. İsmindeki ‘Don’un iki kaynağı olduğunu biliyoruz. Don Donald Trump’ın isminden koparılmış bir parça, bir bakıma Trump’ın imzası. Bir de “ben yaptım oldu” manasına gelen ‘done’dan… Pekala ikisi birlikte de düşünülebilir.
Donreo doktrini, ABD’nin yeni ‘Ulusal Güvenlik Stratejisi’. Anladığımız kadarıyla, yazılı olandan, açıklanandan çok yazılı olmayan sınırları var. Trump’ın enerjisine ve hırsına bağlı, tüm dünyayı kapsayan bir ‘küresel plan’
ABD’NİN GEREKÇELERİ
ABD’yi harekete geçiren gerekçeler her kalıba girmeye elverişli, çok çeşitli ve çok sıcak. ‘Uyuşturucu ihraç ediyorsun’ en başta. Bu tutmazsa, ‘göç veriyorsun’ suçlaması. Onun hemen yanında ‘düşmanımla alışveriş yapıyorsun, ABD dolarını güçsüzleştirecek sınırlarda dolaşıyorsun” diyor. Açılımı: “ABD’nin ‘Petrol dediğin dolarla satılır! Hâttâ silah da, ilaç da dolarla el değiştirir’ düzenine çomak sokmaya çalışıyorsun!
Bir madde daha var ki; nereye çeksen oraya geliyor: Kendisini ‘dünyanın kralı’ ilan eden sarı kovboy müdahale etmek istediği ülke için diyor ki: “Bu ülke kötü yönetiliyor.” “Bu halk bu kadar kötü yönetilmeyi hak etmiyor.” Reklam sloganı gibi. Dünya genelindeki ABD yandaşlarına ya da kolaylaştırıcılarına seslenen bir slogan. Ya da doğrudan; oltanın ucundaki yem.
DÜNYA BİR EŞİKTEN GEÇTİ
Ve ‘en yeni dünya düzeni’ işlemeye başladı. Dünyanın Trump’ın Savunma Bakanlığının adını Savaş Bakanlığı olarak değiştirmesini şimdi yeni baştan yorumlaması gerekiyor. Ya da ‘Meksika Körfezi’nin adının ‘Amerika Körfezi’ olarak değiştirilmesini…Bu yolun ilerleyen aşamalarında, neler görme ihtimali olduğunu yeniden düşünmeli dünya.
Başka bir soru daha var. ABD’nin bu modeli yaygınlaşırsa…? Rusya ve Çin modeli coğrafyalarına uyarlamaya kalkarlarsa…! Kendilerine böyle bir hak doğduğunu iddia ederek politika benimserlerse!
Kestirmeden söylersek; ‘en yeni dünya düzeni’, güvensiz, istikrarsız ve öngörülemez bir dünyayı çağrıştırıyor.