Hürmüz Boğazı global enerji ticaretinin yüzde 20’sinden fazlasının gerçekleştiği bir bölge. BAE, Suudi Arabistan, Kuveyt, Irak, Bahreyn, İran ve Umman’ın enerji ihracat kapısı olan boğaz global ekonominin enerji damarı olarak değerlendiriliyor. Enerji arz güvenliği açısından büyük önem arz eden tedarikin istikrarlı olması son dönemde sekteye uğradı. İran-ABD-İsrail arasındaki çatışmanın yarattığı ticari istikrarsızlık enerjinin ihraç edilmesini önlüyor. İran bu süreçte enerji tesislerine saldırılar düzenleyerek enerji arz güvenliğine ciddi tehdit oluşturuyor. ABD ve İsrail, İran’ın enerji ihraç etmesini engelleyerek veya tesislere zarar vererek süreci daha kaotik hale getiriyor. Global ticaret ve üretimin temel yapı taşı olan enerji (petrol ve doğalgaz) istikrarlı şekilde ithal edilemedi. Bunun bir sonucu olarak enerji fiyatları tekrar Ukrayna Savaşı sonrası geldiği zirve noktaları yeniden gördü. Enerji fiyatlarının yükselmesi üretim maliyetlerini yukarıya doğru baskılarken enflasyon rakamları bozulmaya başladı. FED ve Avrupa Merkez Bankası faiz indirim sürecinde enerji fiyat dalgalanmalarını karşılarken aylık enflasyon rakamları yüksek geldi. Böylesi bir krizin nereye gideceği belirsizlik içerirken enerji stokları erimeye ve tedarik hattı bozuk kalmaya devam ediyor.
Hürmüz Boğazında sergilenen tiyatronun bir rejim değişikliği getirmediği ve getirmeyeceği de açık. İran’daki molla rejimi ABD ve İsrail saldırıları sonrası ülke içerisindeki istikrarını kuvvetlendirdi. Batılı ülkelerin destek vermemesine rağmen saldırıların devamı İsrail ve ABD için yeni bir meşruiyet krizi meydana getirse de İran’ın Hürmüz Boğazında hakimiyet iddiası devam ediyor. Boğazın mayınlarla döşendiği ve ticari gemilere saldırılar yapılacağı açıklanırken ABD deniz kuvvetleri İran donanmasını vurmaya devam ediyor. Bir kaos halinde boğazdan ticari gemiler enerji transferini gerekli ölçüde sağlayamıyor ve enerji fiyatları yüksek kalmayı sürdürüyor. Diplomatik görüşmelerin sürdüğü taraflarca vurgulansa da herhangi bir sonuç alınmış değil. İran-ABD-İsrail arasındaki böylesi bir çatışmanın devam edeceği ve enerji fiyatları üzerinde baskısını sürdürmesi sürpriz olmamalı. Yüksek enerji fiyatları faizleri tekrar artırma gereksinimini ortaya çıkarırken Kovid-19 sonrası yeni bir fiyat artış dalgası ürünler üzerinde görülebiliyor. Bu durumun enflasyonu yükseltmesi ve alt gelir grupları üzerinde baskı oluşturması beklenebilir.
Sergilenen tiyatronun siyasi, askeri ve toplumsal etkileri tarih yazımı üzerinde büyük etki oluşturacaktır. Ancak iktisadi çıktılar toplumlar tarafından ilk günlerden itibaren hissedilmeye başladı. Asya ülkeleri enerji alımında kısıtlamalara giderken kamu çalışanlarına tasarruf yapılması gerektiği iletildi. Her ülkenin kendi ulusal tedarikine göre değişen enerji kriziyle mücadele fiyat artışlarından ürün sıkıntısına göre farklılık gösteriyor. Bu sürecin nereye gideceği ve ne zaman biteceği ise İran’daki molla rejimi ve Trump yönetimi arasındaki antlaşmaya bağlı. Tarafların yanı sıra bir sonuç olarak sergilenen tiyatro sadece çatışanları değil neredeyse enerji fiyatları üzerinden tüm global ekonomiyi etkiliyor. Bunun bir getirisi olarak maliyet toplumlarda bireysel olarak enerji fiyatları üzerinden ödeniyor.