Uzun bir süredir Bodrum'dayım. Fırsat buldukça burada yaşananları sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Günlerim genellikle teknede, denizde ve Bodrum'un birbirinden güzel koylarını, sahillerini, çarşısını ve mahallelerini gezerek geçiyor. Bu cennet köşenin güzelliklerini de görüyorum, eksiklerini de...

Whatsapp Image 2026 07 19 At 09.49.27

Geçtiğimiz günlerde Bodrum'daki fahiş fiyatları yazmış, vatandaşın ve turistin yaşadığı mağduriyeti gündeme taşımıştım. Çok şükür sesimizi duyan oldu. Ticaret Bakanlığımız harekete geçti ve 1 top dondurmayı 400 TL'ye satan işletme hakkında idari işlem başlatıldı. Bu kararlı duruşu sonuna kadar destekliyor ve emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum.

Ancak Bodrum'un sorunu sadece fahiş fiyatlar değil...

Bugün eksiklerimi almak için Gündoğan'da bulunan ünlü bir markete gittim. Karşılaştığım manzara, bir turizm cennetine yakışacak gibi değildi. Marketin önünde bulunan çöp konteynerlerinin içine atılması gereken çöpler, gelişigüzel dışarıya bırakılmıştı. Üstelik burası sadece bir marketin değil, çevredeki birçok esnafın ortak kullandığı çöp toplama alanıydı.

Ve işte asıl vahim tablo...

Çöplerin arasında iki yetişkin ve dokuz yavru yaban domuzu yiyecek arıyordu. İnsanlardan kaçmıyorlardı. Çünkü artık buna alışmışlar. Yavrularını koruma içgüdüsüyle hareket eden yetişkin domuzların ise her an saldırganlaşabileceği unutulmamalıdır. Allah korusun, oradan geçen bir çocuğa, yaşlıya ya da herhangi bir vatandaşa saldırmaları an meselesi olabilir. Böyle bir olay yaşandıktan sonra önlem almanın hiçbir anlamı kalmaz.

Fakat burada suçlu domuzlar değildir.

Suçlu; çöplerin saatlerce dışarıda beklemesine göz yuman anlayıştır. Suçlu; konteynerlerin çevresini temizlemeyen, düzenli çöp toplama sistemini işletemeyen, çevre temizliğini ikinci plana atan ihmaldir. Çöpler dışarıda kaldıkça ağır kokular oluşuyor, bu da yaban hayvanlarını yerleşim alanlarına çekiyor.

Bir gerçeği de artık açıkça konuşmalıyız.

O domuzlar şehre keyiflerinden inmiyor. Biz onların yaşam alanlarını işgal ettik. Bodrum'un dağları, ormanları ve doğal yaşam alanları yıllardır betonlaşmanın altında eziliyor. Her tepeye villa, her boş araziye site yapılırsa, o bölgede yaşayan yaban hayvanları elbette yiyecek bulmak için insanların yaşadığı alanlara inecektir.

Whatsapp Image 2026 07 19 At 09.49.27 (1)

Doğayı talan edip sonra da "Domuzlar neden şehre indi?" diye sormanın hiçbir mantığı yoktur.

Bodrum sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de mirasıdır. Eğer bu plansız yapılaşma aynı hızla devam ederse, çok değil birkaç yıl sonra Bodrum'un eşsiz doğasından geriye sadece eski fotoğraflar kalacaktır.

Buradan yerel yöneticilere açık çağrıda bulunuyorum.

Çöp toplama sistemleri yeniden gözden geçirilmeli, konteynerlerin çevresi düzenli olarak temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Denetimler artırılmalı, çevreyi kirleten işletmelere gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. Ayrıca Bodrum'un doğal dokusunu yok eden plansız yapılaşmaya karşı çok daha kararlı adımlar atılmalıdır.

Bu çağrım vatandaşlarımıza da...

Lütfen çöplerimizi konteynerlerin dışına değil içine atalım. Çevremizi temiz tutalım. Çünkü doğayı korumak sadece belediyelerin değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bodrum sıradan bir ilçe değildir. Dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanın hayranlıkla geldiği, Türkiye'nin göz bebeği olan bir turizm merkezidir. Bu güzelliği ihmale, çevre kirliliğine ve betonlaşmaya teslim etmeye kimsenin hakkı yoktur.

Bodrum'a sahip çıkmak, sadece Bodrum'u değil Türkiye'nin turizm geleceğini de korumaktır. Bugün önlem alınmazsa, yarın çok geç olabilir.