İlyas Salman, artık insanların inançları üzerinden konuşmayı, kutsal değerleri küçümsemeyi bırak! İnanıp inanmamak senin tercihin olabilir; ancak milyonlarca insanın inancına saygı göstermek de insan olmanın ve birlikte yaşamanın gereğidir.

En son Altın Portakal Film Festivali’nde yaptığın açıklamayla yine inançları tartışmanın merkezine taşıdın. “Ben Musa’yım, sen Firavun” sözlerin üzerinden gündeme gelen tartışma, inanç gibi hassas konularda kullanılan dilin önemini bir kez daha gösterdi. Senin düşünce özgürlüğün varsa, bu ülkede yaşayan milyonlarca Müslümanın da inancına saygı duyulmasını bekleme hakkı var. Özgürlük, yalnızca istediğini söylemek değil, başkasının kutsalına da saygı göstermektir.
Kimse sana inanmayı dayatmıyor. Ahirete inanmıyorsan inanma, dinin gereklerini kabul etmiyorsan bu senin tercihin. Ancak kendi düşünceni ifade etmekle milyonların kutsalını küçümsemek aynı şey değildir. Birileri senin inançsızlığın üzerinden seni aşağılayıp hedef alsa bunu hoş karşılar mıydın? Başkasından beklediğin saygıyı sen de göstermek zorundasın.
Daha önce bir canlı yayında söylediğin, “İsrail saçlı arkadaşımın önünde eğilirim ama Ömer’in önünde eğilmem! Osman’ın önünde eğilmem!” şeklindeki sözlerin de kamuoyunda tepki çekmişti. Altın Koza Film Festivali’nde sağlık sorunlarından söz ederken ahiret inancına ilişkin ifadelerin ve “Teğet geçti, Ankara’ya uğrayacaktı” sözlerinle yaptığın siyasi göndermeler de tartışma yarattı. Elbette herkes eleştiri yapabilir; ancak eleştiriyle insanların kutsalını incitmek arasında fark vardır.
Yıllarca rol aldığın filmlere, sanatına ve sinemaya katkılarına saygı duyan insanlar var. Fakat geçmişteki başarıların, bugün söylediklerini eleştiriden muaf tutmaz. Yaşına, geçmişine ve filmlerine duyulan saygının kıymetini bil. İnsanların yıllarca emek verdiğin eserlere duyduğu saygıyı, onların inançlarını inciterek tüketme.
Şu İslam düşmanlığından artık vazgeç! İnsanların sinir uçlarıyla oynama, kutsal değerlerimizi sürekli tartışma malzemesi hâline getirme. Bu ülkede yaşıyorsan, bu ülkenin Müslümanlarının inancına da saygı göstereceksin. Bu, sana dayatılan bir inanç değil; birlikte yaşamanın gerektirdiği karşılıklı saygıdır.
Bir insanın inançsızlığını savunmak başka, inanan milyonlarca insanın değerlerinin küçümsenmesini alkışlamak bambaşkadır. “Benim aklım sizin ahiretinize sığmaz” anlayışıyla konuşuyorsan şunu unutma: Senin kabul etmediğin bir inanç, milyonlarca insanın hayatına anlam veriyor. Başkasının inancını anlamamak, onu değersiz kılmaz.
İlyas Salman, artık şunu anla: Sanatçı olmak, insanlara tepeden bakma ayrıcalığı değildir. Benim gözümde de artık sanatçı manantçı değilsin! Bunun nedeni geçmişteki filmlerin değil, insanların kutsalına karşı sergilediğin bu tutumdur. İnançlarla alay etmeyi aydınlık düşünce sananlara da yazıklar olsun!
Son sözüm açık: İnanmıyorsan inanma; ama inanana saygı duy! Kimsenin senden zorla inanmanı istediği yok. Ancak milyonlarca insanın kutsalını küçümsemeyi de kendine hak görme. Gerçek aydınlık, başkasının inancıyla alay etmek değil, kendin gibi düşünmeyen insanlara da saygı gösterebilmektir.