Tekstil sektörümüz uzun zamandır artan maliyetler ve diğer ülkelerin baskısıyla yurtiçinde hareket etmekte ciddi zorluklar yaşadığı için yatırımlarını yurtdışına taşımaya başladı.

Son birkaç yıldır özellikle Mısır’a üretim bantlarını taşıyan onlarca büyük yüzlerce ise küçük ve orta düzeyde tekstil işletmesi bulunmakta.

Özellikle işçilik ve enerji maliyetlerinin son derece yükseldiği ülkemizde tekstil sektörü yaptığı üretimde ihracat tarafında fiyat tutturamamaya başladığı için yurtdışına açılmak zorunda kalmış durumdadır.

Tabiki de bilinmeyen daha önce bulunulmayan bir ülkede üretim yapmak orada tutunabilmekte çok kolay değildir.

Bununla ilgili Mısır’a giden şirketlerden farklı türden haberler almaktayız ki bu tür haberler yaşanılan zorlukların boyutlarını tam anlamıyla ortaya koymaktadır.

Yeni bir coğrafya, yaşam standartları farklı olan bir ülke ve gelir seviyeleri ile ülkemiz arasında ciddi uçurumların olduğu Mısır’da üretim yapmak ardından ise bu üretimi sürekli kılmak son derece yoğun çaba, emek aynı zamanda da sermaye istemektedir.

Ama ayakta kalmak isteyen tekstilciler bu yaklaşımı ortaya koymaları gerekiyordu ki bu ortaya konularak gerekli girişimler yapıldı ve ülkemiz tekstili Mısır piyasasında üretim yapmaya başladı.

Ümidimiz ve beklentimiz Mısır’a giden tüm tekstil işletmelerimizin yüksek seviyede başarılı olarak ülkemiz bayrağını en iyi şekilde dalgalandırmalarıdır.

An itibariyle tekstilcilerimiz Mısır’da bir başarı hikayesi ortaya koymuş durumdadır ve bunun devam ettirilebilmesi için yeni ülkelerde tekstil yatırımlarının devam etmesi gerekiyor.

Bunun farkına varan tekstil şirketlerimizin yeni rotasında Kuzey Afrika bulunmaktadır.

Kuzey Afrika’da özellikle Tunus ve Fas yatırımların yapılacağı ülkelerin başında gelmektedir.

Kuzey Afrika’nın ülkemiz için önemi eğer bu bölge kaybedilirse bu bölgenin tekstil siparişlerinin Uzakdoğu’ya gitme olasılığının çok yüksek olmasından başka birşey değildir.

Dolayısıyla ülkemiz tekstilinin bu bölgede yatırımlarını hızlıca yapması ve bölgeden Uzakdoğu’ya kaçışın önü kesilmelidir.

Bunun için yapılan çalışmalarda ciddi bir aşama kaydedilerek Tunus’ta 2026 yılının sonunda ilk Türk tekstil yatırımı hayata geçmiş olacaktır.

Bölgede sadece tekstil yatırımı değil tekstilin yanında onlarca sektörün daha yatırım yapması planlanmakta hatta burada diğer ülkelerle yapılacak iş birlikleriyle yatırımların boyutları da oldukça üst düzeye çıkarılmalıdır.

Burada Türkiye, Fas, Tunus ve Mısır’dan Avrupa ülkelerine çok ciddi satışların yapıldığı gerçeğinden hareket ederek bölge içerisinde ülkemizin çok ama çok güçlü olması hayati bir zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Çin’in dünya ticaretindeki yeri her geçen gün artmaktadır ki Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Uzakdoğu’ya ve Rusya’dan Kuzey Afrika’ya kadar tüm ülkelerin bu sorun karşısında yerine aynı zamanda da zamanına göre kollektif hareket etmesi dünya ticaretinin geleceği açısından da ayrıca bir öneme sahiptir.

Bu anlamda bizim dini açıdan da kardeş olduğumuz coğrafyalarda bulunan ülkelerle sıkı iş birliklerini sağlıyor olmamız zorunludur.

Yapılacak iş birliği çalışmalarının bu perspektiften hazırlanması ve hayata geçirilmesi ülke ekonomimizin de geleceği açısından büyük bir öneme haizdir.