İran’ın Minab şehrinde 168 kız çocuğu, sabah evlerinden annelerinin uğurlamaları ile okula gitmek üzere yola çıktılar. Bu gidişin bir daha dönmemek üzere olduğunu bilmiyorlardı. Yeryüzünde son saatlerini yaşıyorlardı. Umutları, heyecanları ve gelecek planları vardı. Siyonist katiller onları hayattan kopardı. Masum çocuklar şehit oldular. Mekânları cennet olsun.

Uyu ey güzel yavrum

Uyu ey nazlı ey güzel kokulu çiçek…

Ninni söylerim yavrucuğum

Ninni söylerim gül bahçem.

Anneler ninnilerle büyüttükleri çocuklarını bugün ağıtlarla uğurluyorlar.

Güzel yavrum can kuzum

Sen gideli biçareyim, kimsesizim, uykusuzum

Cennet bahçesinde açan çiçeğim

Bekle yavrum, bekle gülüm ben de geleceğim.

Filistinli, Suriyeli anneler binlerce çocuğunu, bebeğini toprağa verirken benzer ağıtları yaktılar. Bazı çocukların cesedi Akdeniz’de kayboldu, bazıları bombalarla paramparça oldu. Onların başında Fatiha okunacak mezarı olmadı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ölen çocuklar için kazılan mezarların fotoğrafını paylaşmış. Yukarıdan bakınca kuş yuvaları gibi duruyor. Çocuklar masumdur, inşallah kuşlar gibi cennete uçtular.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde “Çatışma ortamında çocuklar ve eğitim” toplantısına ABD Başkanının karısı Melania başkanlık ediyor. Maalesef İran’da öldürülen çocuklardan tek cümle söz etmiyor. Tıpkı kocası gibi vicdanı kurumuş… Donald Trump, Filistin soykırımı sırasında son kalan Yahudi cesedinin bulunmasının öneminden bahsedip 20 bini çocuk 70 bin Filistinli şehitten bir cümle söz etmedi.

Savaşın durması için daha kaç çocuğun ölmesi gerekiyor? Filistin savaşında büyük yüreklilik gösteren Amerikalılara sesleniyorum. Amerika’yı Siyonistlerden ve yardakçılarından ancak siz kurtarırsınız. Gözü dönmüş katil Siyonist sürüsünün elinden yöneticilerinizi kurtarın. Devletinizi kurtarın. Yapacağınız bu hayır, bütün insanlığa huzur ve barış getirecektir. Dünyanın vicdanlı yürekleri de yeniden harekete geçmelidir.

Siyonist ABD-İsrail, birinci savaşta olduğu gibi bu savaşta da yalandan görüşmeler yapıyormuş numarası ile katliam hazırlığı yaptılar. Taraflar arasında görüşmeler devam ederken Siyonist katiller saldırdılar. İşte 168 kız çocuğu, bu ilk saldırıda şehit oldular. Arabuluculuk görevi yapan Umman Dışişleri Bakanı yalan tezgâhına alet olduğu için duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.

Bu savaşın şimdiden maddi ve manevi zayiatı yüksek olmaya başladı. Siyonist İsrail’in kuyruğuna takılan koca devlet Amerika, ne uğruna olduğu belli olmayan bir maceranın içine girdi. Bu savaş İsrail’inde Amerika’nın da sonunu getirecek. Saldırganlık karşısında suçsuz olana saldırmak hainlerin katillerin safında yer almak anlamına gelir. Şimdi İran’la olan eski defterleri açmanın zamanı değildir. Mezhep ayrımı üzerinden okumalar yapmanın hiç zamanı değil… Zaten Siyonistlerin beklediği de ümmetin daha çok birbirine düşmesini sağlamak. Savaşı körüklemek için Mossad ajanlarının Suudi Arabistan ve Katar’da provakosyonlar yapmasının başka ne anlamı olabilir. Bütün ülkelerin ve milletlerin tarih boyunca yaptıkları iyilikler yanında kötülükleri de olmuştur.

Savaşın bir an önce bitmesi için ülke olarak millet olarak elimizden geleni yapalım. Ancak unutmayalım: Siyonistlerin hedeflerinden birisi de milletimiz, ülkemizdir. O nedenle tedbirli, dikkatli ve uyanık olmalıyız. Biz birbirimize düşersek çocuk katilleri daha çocuk öldürürler.

Yeryüzünde zulme, işkenceye uğrayan bütün çocukların özgür, müreffeh bir dünyada yaşamaları umuduyla…