Türkiye uzun yıllar bir tarım ülkesi olarak fındık, zeytin, tekstil gibi birkaç ürünü ihraç ederken şimdi bir sanayi ve teknoloji ülkesi olarak binlerce kalem ürünle dünya pazarlarında yerini alıyor. Bunların yanı sıra ülkemiz son yıllarda artan bir hızla hizmet ihracatı da yapan ülke konumuna yükseldi. Yükseldi diyorum çünkü hizmet sektörü kalite kriterlerinin en zor olduğu sektördür. Hizmet İhracatı da uzun zaman sessiz sedasız çeşitli kalemlerle büyümeye devam etti. Büyüme sürdükçe hem yönetenler hem de diğer aktörler, sektörün varlığını hissetti ve kabullendi.
Hizmet sektörünün büyümesiyle beraber hem kamuda hem de özelde yeni kurumlar ortaya çıktı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü kuruldu. Bakanlığın, bir genel müdürlük seviyesinde hizmet ihracatını gündemine alması çok önemli bir gelişmedir. Türkiye İhracatçıları Meclisi bünyesinde kurulan Hizmet İhracatçıları Birliği de bu konuda atılmış önemli adımlardan biridir. Hizmet ihracatı 12 kalemde sınıflandırılmış. Başta turizm olmak üzere kültür ekonomisi, yazılım, ulaşım, lojistik, eğitim gibi sahalarda ihracat ve döviz kazancı artıyor.
Korona salgını sırasında hizmetler sektörü diğer alanlardan daha fazla zarar gördü. Bu dönemde hizmet ihracatında dünya genelinde yüzde 20’lik bir düşüş yaşandı. Salgından sonra 2022 yılında dünya hizmet ihracatı 7,1 trilyon dolara, ithalat ise 6,5 trilyon dolara yükseldi. Türkiye’de hizmet ihracatı 90,5 milyar dolar, hizmet ithalatı ise 40,4 milyar dolar oldu.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) uzun yıllardır içerik marketlerinde ve kitap fuarlarında; Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü ve sektör temsilcileriyle örnek bir yönetim modeli işletti. İTO, kültür ekonomisinin ürünlerinin dünya fuarlarında tanıtılmasına, pazarlanmasına destek oldu ve bu çalışmalar şimdi hem İstanbul Ticaret Odası hem de Hizmet İhracatçıları Birliği başkanı olan Şekib Avdagiç’in verdiği büyük destekle sürmeye devam ediyor.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat göreve başladığında hizmet ihracatını destekleyeceğini ve bu konuda yeni adımlar atacağını belirtti. Sektör temsilcileriyle bir araya gelerek istişarelerde bulundu. Bakan Bolat, “OVP hedeflerimiz doğrultusunda hizmet ihracatımızı 2028’e kadar 200 milyar dolara çıkarmayı amaçlıyoruz. Küresel hizmet ticaretinden aldığımız payı ise yüzde 2’ye yükseltmeyi hedefliyoruz.” diyerek çıtayı yükseltti. Ülkemizdeki hizmet sektörünün bu kabiliyete ve potansiyele sahip olduğunu hatırlatmak isterim. Bakanımızın gayretli, yoğun çalışmalarını yakından takip ediyoruz.
Maalesef önemli bir konuya da burada değinmek istiyorum. Ülkemizin ekonomik, sosyal, siyasal gelişmesinin önünde en büyük engel “niyeti bozuk” kötülerdir. Ülkemizin dışarıdaki algısı, içeriden daha yüksek bir mertebededir. İçeride maalesef bir “kötülük şebekesi” her gün karamsarlık pompalayarak milletimize en büyük hainliği yapmaya devam ediyor. Hiç aklımıza gelmeyen bir de “ırkçılık” peyda oldu son zamanlarda. Medya ve sosyal medyanın bazı “kanalizasyonları” aracılığıyla tezvirat yapanlara, ülkemizin imajının gücüyle ihracat yapan başta hizmet sektörü olmak üzere herkesin daha gür bir seda ile ‘dur’ demesi gerekir; yoksa sonrasında ‘eyvah’ demenin bir anlamı olmayacak.