Eğitim sistemimiz sınav baskısından kurtarılabilir mi!

Millî Eğitim Bakanlığının temel hedefi her yıl üniversite sınavına girecek öğrenci sayısını azaltmak olmalıdır.

Tam tersi bugün okullarımızda öğrencileri üniversite sınavına hazırlamak maksadıyla sayısal müfredat uygulanmaktadır.

Ortaöğretimde eğitim modülü, YKS’ye göre hazırlanmaktadır.

TYT’de; Türkçe 40, Sosyal Bilimler (Tarih 5, Coğrafya 5, Felsefe 5, Din Kültürü 5) 20, Matematik 40, Fen Bilimleri (Fizik 7, Kimya 7, Biyoloji 6) 20 soru soruluyor.

AYT’de; Matematik 40, Edebiyat – Sosyal Bilgiler 1 (Edebiyat 24, Tarih 10, Coğrafya 6) 40, Sosyal Bilgiler (Tarih 11, Coğrafya 11, Din Kültürü 6, Felsefe Grubu 12) 40, Fen Bilimleri (Fizik 14, Kimya 13, Biyoloji 13) 40 soru soruluyor.

Okullarımızın sayısal ağırlıklı eğitim vermelerinin sebebi üniversitelerimizin büyük çoğunluğunun sayısal puanla öğrenci almasından kaynaklanmaktadır.

Sözel eğitim veren okulların ülke genelinde yeterli sayıya ulaşamaması öğrencileri mecburi istikamet sayısal tercihe zorlamaktadır.

Ortaöğretimde öğrenciler üniversitelerin sayısal ağırlıklı bölümlerine hazırlanmalarına rağmen okullarımızda YKS’de çok çok az veya hiç soru çıkmayan dersler vardır; Beden Eğitimi, Müzik, Resim, Yabancı Diller.

Şehir merkezindeki ortalama 800-1000 öğrencisi olan lisede yine ortalama 3 Beden Eğitimi, 3 Din Dersi, 1 Müzik, 4 Yabancı Dil Dersi öğretmeni görev yapıyorken; dersler ağırlıklı boş geçmekte veyahut öğrenciler sayısala yüklendiklerinden dersler müfredata uygun yapılamamaktadır.

Okullarımızdaki yabancı dil dersleri, YKS YDS – Yabancı Dil Sınavından kâfi miktar puan alabilmesine yeterli olmadığından öğrencilerimiz mutlak suretle yabancı dil kurslarına devam etmek mecburiyetinde kalmaktadır.

Okullarımızda ağırlıklı sayısal tercih yapacak öğrenciye göre müfredat belirlenmişken, sözel derslerle öğrencilerin zamanı boşa harcanmaktadır.

Devlet okullarında olan Din Kültürü, Beden Eğitimi, Resim, Müzik, Yabancı Dil dersleri özel okullarda yoktur.

Neden?

Çünkü özel okullar üniversite sınavına kilitlenmiş vaziyette eğitim verdiğinden zaman onların en kıymetli hazinesidir.

Peki, saydığımız dersler devlet okullarımızda olmasına rağmen;

Müzik dersinde okullarımızda çocuklarımıza Itri’yi öğreten müzik öğretmenine rast gelebildiniz mi?

Beden Eğitimi dersinde öğrencilerini spor akademilerine hazırlayabilen hocaya rastlayabildiniz mi?

Resim dersinde mesela minyatürden bahseden resim hocamız var mıdır?

Ya o dersleri devlet okullarından kaldıracaksınız veyahut dersleri gerçek manada işe yarar hale getireceksiniz.

Diğer yandan meslek liselerinde mesleki eğitim, iş dünyasıyla iş birliğine girilerek planlanıp öğrenci mezun olduktan sonra ‘ekmek parası’ kazanabilecek hale getirilmelidir.

Kesin çare; sosyal bilimler, spor, müzik vesair liselerin sayılarını arttırarak o dersin öğretmenlerini eğitimlerini verebilecekleri nitelikteki okullarda görevlendirmektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Recep Yazgan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?
Tüm anketler