Dün yine karşıma çıktı..
Bir tıbbi sekreter.. Elinde kahvesi, yeni dolgu yaptırdığı dudaklarını öne çıkararak kameranın karşısına geçmiş. Bakışlar, hareketler, pozlar..
Ne sağlık hizmeti var ortada ne mesleki bilgilendirme..
Bana kalırsa niyet belli.. Cinsel çağrışımlarla izlenme toplamak, takipçi kazanmak, mümkünse bu ilgiyi paraya dönüştürmek..
Özel sektörde çalışsa söyleyecek sözüm yok. Beğenmem, izlemem, geçerim..
Ama bu kişi aynı zamanda devletin memuru!
Şimdi soruyorum..
Bir kamu üniversitesinde görev yapan profesör, bilimsel içerik üreterek sosyal medyadan gelir elde etmek istediğinde karşısına mevzuat çıkıyor. Ticari faaliyet yasağı, kurum izni, disiplin hükümleri..
Adam fizik anlatacak, tarih öğretecek, tıp konusunda halkı bilgilendirecek.. Para kazanma meselesi gündeme geldiğinde bürokratik engellerle karşılaşabiliyor..
Öte yandan bir öğretmen sınıfını sosyal medya stüdyosuna çevirebiliyor. Bir hemşire hastane koridorlarında video çekebiliyor. Bir kamu çalışanı üniformasını, görev yaptığı kurumun itibarını takipçi kazanmanın aracına dönüştürebiliyor..
Elbette bunları bütün öğretmenlere, hemşirelere, tıbbi sekreterlere mal etmiyorum. İşini fedakârca yapan yüz binlerce kamu çalışanını tenzih ederim..
Ama ortada büyüyen bir sorun olduğu da açık..
Bakın, ben özgürlükçü bir adamım..
Bir memurun ne giydiği, nasıl makyaj yaptığı, dudaklarına dolgu yaptırıp yaptırmadığı beni ilgilendirmez..
Ama özgürlük başka şeydir, kamu görevini kişisel şöhret ve kazanç aracına dönüştürmek başka şey..
Bir öğretmen öğrencilerini kullanarak fenomen olamaz. Bir hemşire hasta mahremiyetini riske atarak takipçi toplayamaz. Bir doktor beyaz önlüğünü reklam malzemesine dönüştüremez..
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi, memurların ticari ve kazanç getirici faaliyetlerine önemli sınırlamalar getiriyor. Ancak her sosyal medya paylaşımı ticari faaliyet olmadığı gibi bütün memurlara yönelik genel bir paylaşım yasağı da bulunmuyor..
İşte bu nedenle açık bir düzenleme gerekiyor..
Benim önerim şu: Kamu çalışanlarının sosyal medyada düzenli içerik üreticiliği yapması ve bundan gelir elde etmesi sıkı kurallara bağlanmalı. Mesai saatlerinde çekim, kamu kurumlarının dekor olarak kullanılması, görev unvanıyla ticari kazanç sağlanması kesin biçimde engellenmeli. Bilimsel, eğitsel ve sanatsal faaliyetler içinse açık istisnalar oluşturulmalı..
Çünkü mesele insanların özel hayatına karışmak değil, devlet memurluğunun itibarını korumak..
Vatandaş hastaneye gittiğinde TikTok yıldızı değil, işini ciddiyetle yapan sağlık çalışanı görmek ister. Çocuğunu okula gönderdiğinde öğretmenin önceliğinin takipçi sayısı değil, öğrencileri olmasını bekler..
Fenomen olmak isteyen olsun.. Sosyal medyadan para kazanmak isteyen kazansın..
Ama kamu görevini bunun basamağına dönüştürmesin..
Devlet memurluğu başka meslek, TikTok fenomenliği başka meslek..
İkisini birbirine karıştıranlara artık birilerinin dur demesi gerekiyor..