Uzun süredir kendisinden haber alınamayan Türk halk müziğinin ve arabesk müziğin sevilen isimlerinden Ömer Danış, ne yazık ki bu kez yeni bir albüm ya da sahne çalışmasıyla değil, yaşadığı sağlık sorunlarıyla magazin gündemine düştü.
Bir döneme damga vuran "Köyümün Yağmurları", "Şerefsiz" ve "Alacağım" gibi eserleriyle hafızalara kazınan sanatçının verdiği yaşam mücadelesini öğrenince gerçekten üzüldüm.
Meğer Ömer Danış uzun zamandır ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ediyormuş...
İleri derecede diyabete bağlı rahatsızlıklar yaşayan sanatçının ayak parmakları kangren nedeniyle kesilmiş. Bununla da kalmamış, diyaliz tedavisi görmek zorunda kalmış. Daha önce yoğun bakımda tedavi gören Danış'ın sağlık durumu halen doktorlar tarafından yakından takip ediliyor.

Ancak beni asıl düşündüren sağlık sorunlarından çok, bu süreçte yaşadığı yalnızlık oldu.
Paylaştığı videoda yıllardır düzenli çalışamadığını, sosyal güvencesinin bulunmadığını ve tedavi masraflarını kendi imkânlarıyla karşılamaya çalıştığını anlatıyordu. Sağlık sorunları nedeniyle artık sahne de alamayan sanatçı, maddi anlamda oldukça zor günler geçiriyor.
İşte insanın içini acıtan nokta da tam olarak burada başlıyor.

Yıllarca insanlara şarkılarıyla eşlik eden, konserlerde ve sahnelerde binlerce kişinin sevgisini kazanan bir sanatçı bugün hem sağlık hem de geçim mücadelesi veriyor.
Allah kimseyi kaderiyle baş başa bırakmasın...
Hastalık zaten başlı başına ağır bir imtihanken, bir de maddi sıkıntılarla mücadele etmek insanın yükünü katbekat artırıyor.
Ben de geçmişte ciddi sağlık sorunları yaşamış biri olarak Ömer Danış'ın neler hissettiğini az çok anlayabiliyorum. Hastane koridorlarında geçen günlerin, belirsizliğin, çaresizliğin ve insanın içine çöken o yalnızlık duygusunun ne kadar ağır olduğunu biliyorum.
Bu nedenle buradan sevgili Ömer Danış'a seslenmek istiyorum:
Yalnız değilsin Ömer Danış...
Seni seven insanlar var.
Seni yıllardır dinleyen, şarkılarınla dertlenen, şarkılarınla teselli bulan insanlar var.
Ve inanıyorum ki bu çağrıyı duyan vicdan sahibi insanlar da olacaktır.
Öte yandan sanatçı Metin Şentürk'ün yaptığı açıklamalar da son derece dikkat çekici. Şentürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği yönetimini eleştirerek, tüzükte yer alan sosyal yardım ve destek hükümlerinin uygulanmadığını öne sürdü.
Dahası, sağlık sorunları yaşayan meslektaşı Ömer Danış için destek çağrısında bulundu ve konuyu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden Cumhurbaşkanlığı'na taşıyacağını açıkladı.
Şimdi sormak gerekiyor...
MESAM gibi sanatçıların haklarını korumakla görevli kurumlar, üyelerinin en zor günlerinde ne kadar yanlarında oluyor?
Yıllarca emek vermiş bir sanatçı yardım çağrısı yapmak zorunda kalıyorsa, burada hepimizin düşünmesi gereken bir tablo yok mu?
Elbette kurumun bu konuda vereceği cevaplar olabilir. Ancak görünen gerçek şu ki; bir sanatçı yaşam mücadelesi verirken, destek çağrıları sosyal medya üzerinden yükseliyorsa ortada ciddi bir eksiklik vardır.
Vefa sadece ödül törenlerinde verilen plaketlerden ibaret değildir.
Vefa, hastane odasında kapıyı çalabilmektir.
Vefa, zor günlerde bir telefon açabilmektir.
Vefa, yıllarca emeğiyle sanat dünyasına katkı sunmuş insanları kaderleriyle baş başa bırakmamaktır.
Bugün Ömer Danış'ın yaşadıkları hepimize önemli bir gerçeği hatırlatıyor.
Sahneler bir gün susabilir...
Alkışlar bir gün bitebilir...
Ama insanlık, dostluk ve vefa hiçbir zaman bitmemelidir.
Sevgili Ömer Danış'a acil şifalar diliyorum.
Dualarımız ve iyi dileklerimiz seninle...
Ve bir kez daha söylüyorum:
Yalnız değilsin Ömer Danış.