Balıkesir’in Edremit ilçesinde görev yapan, sosyal medya hesabından Türk bayrağına ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret içerikli paylaşımlar yaptığı belirtilen F.Ç. isimli öğretmenin tutuklandığı haberi gündeme geldi. Görüntüleri izlediğimde tüylerim diken diken oldu. Kendi ülkesinin bayrağına ve Cumhuriyetimizin kurucusuna karşı böyle bir tavır nasıl sergilenebilir?

Yazıklar olsun sana! Sözde öğretmen!

Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenlere hitaben söylediği, “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözünü hiç mi duymadın? Hiç mi kendine örnek almadın? Senin görevin çocuklara bilgiyle birlikte ahlakı, saygıyı, vatan sevgisini ve sorumluluk bilincini öğretmek değil mi? Peki, kendi milletinin bayrağına ve Cumhuriyetinin kurucusuna hakaret ettiği belirtilen bir insan, hangi yüzle öğrencilerinin karşısına çıkacak? Onlara hangi değerleri anlatacak?

Soruyorum sana F.Ç.! Sen bu ülkenin tarihini hiç mi okumadın? Bu vatanın hangi fedakârlıklarla kazanıldığını, bağımsızlığımız uğruna kaç can verildiğini hiç mi öğrenmedin? Şehitlerimizin kanıyla vatan olan bu topraklarda yaşarken, onların hatırasını ve milletimizin ortak değerlerini hiç mi düşünmedin?

Türk bayrağı sıradan bir kumaş parçası değildir. O bayrak bağımsızlığımızdır, şerefimizdir, onurumuzdur, namusumuzdur! Her dalgalanışında bu milletin mücadelesini ve kahramanlarımızı hatırlatır. Bugün özgürce yaşayabiliyorsak, bunun arkasında büyük fedakârlıklar ve ağır bedeller vardır.

Senin, bu milletin bayrağına hakaret etme hakkını kendinde nasıl görebildiğini anlamakta zorlanıyorum!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Millî Mücadele’nin önderidir. Tarihî şahsiyetler eleştirilebilir, fikirleri tartışılabilir. Ancak eleştiri başka, hakaret başkadır. Bir öğretmenin bunu herkesten daha iyi bilmesi gerekir. Senin mesleğin çocuklara yalnızca bilgi vermek değil; düşünmeyi, sorgulamayı ve başkalarının değerlerine saygı duymayı da öğretmektir.

Benim düşüncem açık: Türk bayrağına, şehitlerimizin hatırasına ve Cumhuriyetimizin kurucusuna yönelik hakaretleri normalleştiremeyiz. İddialar doğruysa hukuki süreç sonuna kadar takip edilmeli, gereken cezalar hukuk çerçevesinde uygulanmalıdır.

Şahsi fikrimi de açıkça söyleyeyim: Ben olsam, ülkesinin bayrağına hakaret eden kişilerin vatandaşlığının dahi tartışmaya açılmasını isterdim. Bu benim düşüncem; kimseyi buna katılmaya zorlamıyorum. Vatandaşlıktan çıkarma gibi bir yaptırımın mümkün olup olmadığı elbette hukuk ve anayasal güvenceler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benim anlatmak istediğim, milletimizin ortak değerlerine yönelik hakaretlerin karşılıksız kalmamasıdır.

Çünkü bu ülke kolay kurulmadı! Bu bayrak kolay kazanılmadı! Bu Cumhuriyet, canlarını feda eden insanların mücadelesiyle kuruldu. Şehitlerimizin hatırasına, bayrağımıza ve Atatürk’e saygı duymak, ülkemizin ortak tarihine ve bağımsızlık mücadelesine saygı duymaktır.

F.Ç., sana soruyorum: Atatürk’ün öğretmenler için söylediği o sözü hiç mi düşünmedin? Yeni neslin senin eserin olacağını hiç mi aklına getirmedin? Öğrencilerine bırakacağın mirasın yalnızca bilgi değil, karakter ve değerler olduğunu hiç mi anlamadın?

Yazıklar olsun sana! Öğretmenlik unvanı, insana kendi milletinin değerlerine hakaret etme ayrıcalığı vermez. Bayrağımıza, şehitlerimize ve Cumhuriyetimize saygı göstermek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Benim durduğum yer belli: Şehitlerimizin kanıyla kazanılmış bu vatanın bayrağına da Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e de saygım sonsuzdur. Bu değerlere yönelik hakaretleri kabul etmiyorum; görmezden gelinmesine de razı değilim.

BU BAYRAK BİZİM ŞEREFİMİZDİR! BU CUMHURİYET BİZİM EMANETİMİZDİR! BU VATAN UĞRUNA CAN VEREN ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI HER TÜRLÜ TARTIŞMANIN ÜSTÜNDEDİR!