Vefa, malesef unutulmaya yüz tutmuş kıymetlerimizden.

Kaybedeli çok oldu sanırım.

Vefa, bir insanın özünde barınan, ilişkilerin köklerini derinleştiren kadim bir erdemdi oysa.

Bir dostluğun, bir sevginin, bir iyiliğin, bir davanın ışığı hiç sönmesin diyerek göze alınan sadakatti.

İyilik gördüğü eli unutmayan bir gönül, verilen sözü hayatının yeminine dönüştüren bir kalpti.

Bunları kaybedince çok şeyi kaybettik.

Bugün her şeyin hızla değiştiği, tüketildiği bir dünyada, vefa adeta nadir bir çiçek gibi kaldı.

Vefalı olmak duygusu ise çoktan terk etti sanki bizi.

İnsanlar, çoğu zaman çıkarları uğruna değerleri hiçe sayarken, vefalı duruşlar bize insanlığı hatırlatır.

Bu hatırlayış, buz tutmuş vicdanlara düşen bir cemre misali, ruhları yeniden diriltir.

Bir iyiliğe karşı nankörlük, bir dosta karşı vefasızlık, ruhumuza saplanan en keskin hançer gibidir.

Vefa, sadece karşıdakine değil, aynı zamanda insanın kendi benliğine duyduğu saygının da göstergesidir, öz saygıdır.

Vefa, ahde vefadır; verilen sözün, yapılan anlaşmanın, kurulan bağın değerine inanmaktır.

Bu, sadece kişiler arası değil, bir memlekete, bir inanca, bir davaya duyulan vefanın da adıdır.

Bir ağacın köklerine bağlılığı gibi, bir milletin de tarihine vefası onu ayakta tutar.

Köklerinden kopan bir ağaç nasıl yaşayamazsa, vefasız bir millet de geçmişiyle bağını kaybeder.

Vefa, geçmişi onurlandırmak, hatıraları yaşatmak demektir.

En temelde ise iyiliği yaşatmanın diğer adıdır.

Bir öğretmene duyulan saygı, bir büyüğe gösterilen ihtiram, vefanın en güzel örnekleridir.

Hayatın fırtınalarında sığınılacak liman, düşüldüğünde uzanan eldir vefa.

İnsanın insanlığının notudur adeta.

Vefa, dostlukları ebediyete taşıyan görünmez bir köprüdür.

Vefanın olmadığı yerde, her ilişki bir menfaat ilişkisine dönüşür, her bağ bir anda kopabilir.

Vefasızlık, sadece birini kaybetmek değil, insanın kendi ruhunda bir boşluk yaratmasıdır.

Bu boşluk, zamanla büyür, insanı yalnızlığın ve anlamsızlığın dehlizlerine sürükler.

Vefa, insanı insan yapan, ona değer katan, varoluşuna anlam yükleyen bir haslettir.

Vefalı olmak, sadece geçmişe değil, aynı zamanda geleceğe de güvenle bakabilmektir.

Hayat sahnesinden çekip giderken geride vefalı izler bırakmak, en büyük mirastır.

Rabbim bizleri, iyiliğe vefası olan, dostluğa sadık, ahde bağlı, sözünün eri kullarından eylesin.